Radyoaktivite, kararsız
atom çekirdeklerinin parçacık ya da elektromanyetik dalga yayarak kendiliğinden
bozunması süreci olarak tanımlanır. Bu bozunma sırasında alfa (α) ve beta (β)
parçacıkları ile gama (γ) ışınları açığa çıkmaktadır. Doğada
kendiliğinden meydana gelen ya da diğer atomların bozunması sonucunda oluşan
doğal radyoaktivitenin önemli bir kısmı, toprak ve kayaçlarda bulunan
radyoaktif minerallerden kaynaklanmaktadır. Özellikle magmatik kökenli
kayaçlar, sedimanter kayaçlara kıyasla daha yüksek oranda radyoaktif element
içermektedir. Doğal radyoaktif elementler arasında başlıca ⁴⁰K, ⁸⁷Rb, ²³²Th, ²³⁵U ve ²³⁸U
izotopları yer almaktadır. Toprakta bulunan radyoizotoplar, sürekli etkileşim
halinde oldukları yeraltı ve yüzey sularına geçebilmekte ve bu yolla sularda
doğal radyasyon seviyelerinin oluşmasına katkı sağlamaktadır. Bu radyoizotopların
topraktaki aktivite konsantrasyonları, jeolojik yapı ve çevresel koşullara
bağlı olarak dünya genelinde geniş bir değişim aralığı göstermektedir. Literatürde,
ortalama değerler referans olarak kullanılmaktadır. UNSCEAR (2000)
raporuna göre, ortalama aktivite konsantrasyonları; ²³⁸U için 35 Bq/kg, ²²⁶Ra
için 35 Bq/kg, ²³²Th için 45 Bq/kg ve ⁴⁰K için 400 Bq/kg olarak
bildirilmiştir. Bu ortalama değerler, küresel ölçekte doğal arka plan radyasyon
seviyelerini temsil etmekte ve çevresel radyonüklidlerin değerlendirilmesinde
temel referans noktaları olarak kullanılmaktadır. Bu bölümde; okuyucuya
bilgi vermek ve daha detaylı bilgilere zemin oluşturmak amacıyla radyasyon,
radyoaktivite, duyu organları ile tespit edilemeyen bu enerji aktarımının
tespitini yapan cihazlar hakkında temel bilgiler verilmiştir. Çevresel
kirlenmeye büyük oranda katkı sağlayan toprak kirliliğine; radyasyondan
kaynaklı kirliliğin kaynağı, nedeni, limitleri ve etkileri hakkında detaylı
bilgiler verilmiştir.
Atıf Sayısı :