Üç Aylık Bebekte Ultrasonografi Eşliğinde Perikondriyal Yaklaşımla Modifiye Torakoabdomiyal Sinir Bloğu (m-tapa) Uygulaması
Anahtar Kelimeler
Rejyonel
anestezi; çeşitli cerrahiler ve farklı yaş grupları için stabil hemodinami
sağlaması; kanama, iskemi, tromboz gibi vasküler; hava yolu obstrüksiyonu,
bronkospazm gibi pulmoner komplikasyonların hem ortaya çıkmasında hem de
gelişmesi halinde erken tespit edilmesinde önemli avantajlar sağlamaktadır.
Bununla birlikte postoperatif süreçte daha verimli bir hasta memnuniyeti ortaya
koyması, hastanede kalış süresini kısaltması ve hastane maliyetlerini azaltması
nedeni ile perioperatif yönetim için faydalı bir yaklaşım olarak sıklıkla
tercih edilmektedir (1-3). Literatürde özellikle morbiditesi yüksek hastalarda
pek çok farklı cerrahi branş dahilinde tercih edildiği ve laparoskopik
cerrahilerde de başarıyla uygulandığı görülmüştür (1-5). Olgumuzda;
acil servise karın ağrısı şikayeti ile başvuran 77 yaş erkek hastaya acil
laparoskopik kolesistektomi önerilmesi üzerine yapılan ön değerlendirmesinde;
elektrokardiyogramında (EKG) prematüre ventriküler kontrasksiyonlar (PVK)
görülmesi üzerine öğrenilen kardiyak komorbiditelerinin olması ve hastamızın
geriatrik fizyolojik değişiklikleri göz önünde bulundurularak rejyonel anestezi
ile vaka yönetimi planlandı. Torakal bölgeden yapılan tek doz epidural anestezi
uygulaması ile hemodinami kademeli olarak ilaç verilmesi ile kontrol altında
tutuldu. Laparoskopiye bağlı pnömoperitoneumdan doğabilecek komplikasyonlarının
yakından takip edilebilmesi için arteriyel monitörizasyon yapıldı. Duyusal blok
T5 seviyesine ulaştığında cerrahi prosedüre başlandı. Hasta, operasyon odasına
alındığında hipertansif seyretse bile epidural uygulamasından sonra hastanın
tansiyonu normal sınırlar arasına gerileyerek vaka boyunca stabil seyretti.
Başarılı geçen cerrahi sonunda postoperatif analjezi amacı ile hastaya bilateral
subkostal transversus abdominis plan (TAP) bloğu yapıldı. Hastanın yapılan 2.
saat vizitinde vizüel analog skala (VAS) 2, 4. saatteki VAS değeri 2, 8.
saatteki VAS değeri ise 4 olarak değerlendirildi. Epidural kateter, 24 saat
sonra komplikasyonsuz olarak çekildi. Hasta postoperatif 2. gün sonunda şifa
ile taburcu edildi. Amacımız,
bu olgudaki gibi geriatrik hasta populasyonunda, kardiyak komorbiditesi yüksek
olan hastalar için laparoskopik cerrahi planlanmış olsa dahi rejyonel anestezi
yönetimini de ön planda düşünebilmeyi desteklemektir. Komplikasyon riski yüksek
hastalarda epidural anestezi, hemodinami üzerindeki aşamalı değişimleri ile
diğer anestezi yöntemlerinin yanında tercih edilebilir görünmektedir.
Bu kitabın bölümleri bulunmamaktadır.
Atıf Sayısı :