Üç Aylık Bebekte Ultrasonografi Eşliğinde Perikondriyal Yaklaşımla Modifiye Torakoabdomiyal Sinir Bloğu (m-tapa) Uygulaması

Yayın Yılı: 2025
Sayfa Sayısı: 233-248
Kitap Dili : Türkçe

Anahtar Kelimeler


Rejyonel anestezi; çeşitli cerrahiler ve farklı yaş grupları için stabil hemodinami sağlaması; kanama, iskemi, tromboz gibi vasküler; hava yolu obstrüksiyonu, bronkospazm gibi pulmoner komplikasyonların hem ortaya çıkmasında hem de gelişmesi halinde erken tespit edilmesinde önemli avantajlar sağlamaktadır. Bununla birlikte postoperatif süreçte daha verimli bir hasta memnuniyeti ortaya koyması, hastanede kalış süresini kısaltması ve hastane maliyetlerini azaltması nedeni ile perioperatif yönetim için faydalı bir yaklaşım olarak sıklıkla tercih edilmektedir (1-3). Literatürde özellikle morbiditesi yüksek hastalarda pek çok farklı cerrahi branş dahilinde tercih edildiği ve laparoskopik cerrahilerde de başarıyla uygulandığı görülmüştür (1-5). Olgumuzda; acil servise karın ağrısı şikayeti ile başvuran 77 yaş erkek hastaya acil laparoskopik kolesistektomi önerilmesi üzerine yapılan ön değerlendirmesinde; elektrokardiyogramında (EKG) prematüre ventriküler kontrasksiyonlar (PVK) görülmesi üzerine öğrenilen kardiyak komorbiditelerinin olması ve hastamızın geriatrik fizyolojik değişiklikleri göz önünde bulundurularak rejyonel anestezi ile vaka yönetimi planlandı. Torakal bölgeden yapılan tek doz epidural anestezi uygulaması ile hemodinami kademeli olarak ilaç verilmesi ile kontrol altında tutuldu. Laparoskopiye bağlı pnömoperitoneumdan doğabilecek komplikasyonlarının yakından takip edilebilmesi için arteriyel monitörizasyon yapıldı. Duyusal blok T5 seviyesine ulaştığında cerrahi prosedüre başlandı. Hasta, operasyon odasına alındığında hipertansif seyretse bile epidural uygulamasından sonra hastanın tansiyonu normal sınırlar arasına gerileyerek vaka boyunca stabil seyretti. Başarılı geçen cerrahi sonunda postoperatif analjezi amacı ile hastaya bilateral subkostal transversus abdominis plan (TAP) bloğu yapıldı. Hastanın yapılan 2. saat vizitinde vizüel analog skala (VAS) 2, 4. saatteki VAS değeri 2, 8. saatteki VAS değeri ise 4 olarak değerlendirildi. Epidural kateter, 24 saat sonra komplikasyonsuz olarak çekildi. Hasta postoperatif 2. gün sonunda şifa ile taburcu edildi. Amacımız, bu olgudaki gibi geriatrik hasta populasyonunda, kardiyak komorbiditesi yüksek olan hastalar için laparoskopik cerrahi planlanmış olsa dahi rejyonel anestezi yönetimini de ön planda düşünebilmeyi desteklemektir. Komplikasyon riski yüksek hastalarda epidural anestezi, hemodinami üzerindeki aşamalı değişimleri ile diğer anestezi yöntemlerinin yanında tercih edilebilir görünmektedir.

Bu kitabın bölümleri bulunmamaktadır.

Atıf Sayısı :