Supraklaviküler Blok Sonrasında Gelişen Ses Kısıklığı Ve Horner Sendromu
Anahtar Kelimeler
Rejyonel anestezi,
hastanın bilincini etkilemeden vücutta bölgesel olarak sinir iletimini ve ağrı
hissiyatını geçici olarak ortadan kaldıran bir anestezi yöntemidir. Rejyonel anestezi teknikleri,
özellikle üst ekstremite cerrahilerinde sıkça tercih edilen güvenli ve etkili
yöntemler arasında yer almaktadır. Supraklaviküler
brakiyal pleksus bloğu, hızlı etkisi ve geniş anestezik kapsamı nedeniyle
klinik pratikte yaygın olarak uygulanmaktadır. Bununla birlikte, anatomik komşuluk nedeniyle blok
sonrası istenmeyen komplikasyonlar da görülebilmektedir. Bu olgu sunumunda, distal humerus
fraktürü nedeniyle opere olacak hastada uygulanan supraklaviküler blok
sonrasında gelişen Horner sendromu ve ses kısıklığının birlikte izlendiği nadir
bir olgu sunulmaktadır. Bilinen ek hastalığı
olmayan ve ASA (Amerikan Anesteziyoloji Derneği) I sınıfında değerlendirilen 47
yaş erkek hasta, sağ distal humerus fraktürü nedeniyle operasyonu
planlanmaktadır. Hastaya premedikasyon olarak 2 mg midazolam premedikasyon
olarak uygulanmıştır. Hasta aseptik şartlar altında supin pozisyonda başı hafif
yukarıda ve yüzü karşı tarafa bakacak şekilde pozisyonlandırılmıştır. Hastanın
kolu adduksiyonda ve ön kolu hafif fleksiyonda olacak şekilde yüksek frekanslı
lineer prob yardımıyla subklavyen arter ve brakiyal pleksusun
görüntülendikten sonra inplane teknik ile brakiyal pleksusa posterolateralden,
lateral-medial yönde iğne ilerletilmiştir. İğnenin yerinden emin olunduktan
sonra negatif aspirasyonda kan gelmediği görülerek 10mL 0.5% bupivakain ve 10mL
2% lidokain karışımı inferior trunkus altı ile süperior ve medial trunkus arası
hedeflenerek uygulanmıştır. Hastada uygulamayı takiben kısa bir süre içerisinde
ses kısıklığı ve devam eden süreçte de Horner sendromu geliştiği
gözlemlenmiştir. Solunumsal açıdan sıkıntısı olmayan ve hemodinamik olarak
stabil seyreden hastanın postoperatif dönem takibinde blok uygulamasından 6
saat sonra sesinin normale döndüğü Horner sendromu bulgularının ise 16. saatte
normale geldiği tespit edilmiştir. Supraklavikular blok,
brakiyal pleksus blokları arasında üst ekstremitede etkili ve hızlı anestezi
sağlayan bir teknik olmasına rağmen; pnömotoraks, arter ponksiyonu, diyafram
paralizisi, Horner sendromu, rekürren laringeal sinir paralizisine bağlı ses kısıklığı
gibi çeşitli komplikasyonlarla ilişkili olabilir. Rekürren laringeal sinir
anatomik olarak sağ tarafta subklavyen artere yakın seyretmesi nedeniyle
özellikle sağ supraklaviküler blok uygulamalarında ses kısıklığı daha sık
ortaya çıkabilir. Horner sendromu ve laringeal sinir paralizileri genellikle
kendiliğinden düzelen, klinik olarak önemi sınırlı komplikasyonlar olsa da eş
zamanlı görülmeleri dikkat çekicidir. Bu nedenle, baş-boyun bölgesinin kompleks
anatomisi göz önünde bulundurularak, olası komplikasyonlara karşı hazırlıklı
olunmalı, uygun monitorizasyon sağlanmalı ve gerekli tıbbi donanım uygulama
sırasında hazır bulundurulmalıdır.
Atıf Sayısı :