Supraklaviküler Blok Sonrasında Gelişen Ses Kısıklığı Ve Horner Sendromu

Yayın Yılı: 2025
Sayfa Sayısı: 277-286
Kitap Dili : Türkçe

Anahtar Kelimeler


Rejyonel anestezi, hastanın bilincini etkilemeden vücutta bölgesel olarak sinir iletimini ve ağrı hissiyatını geçici olarak ortadan kaldıran bir anestezi yöntemidir. Rejyonel anestezi teknikleri, özellikle üst ekstremite cerrahilerinde sıkça tercih edilen güvenli ve etkili yöntemler arasında yer almaktadır. Supraklaviküler brakiyal pleksus bloğu, hızlı etkisi ve geniş anestezik kapsamı nedeniyle klinik pratikte yaygın olarak uygulanmaktadır. Bununla birlikte, anatomik komşuluk nedeniyle blok sonrası istenmeyen komplikasyonlar da görülebilmektedir. Bu olgu sunumunda, distal humerus fraktürü nedeniyle opere olacak hastada uygulanan supraklaviküler blok sonrasında gelişen Horner sendromu ve ses kısıklığının birlikte izlendiği nadir bir olgu sunulmaktadır. Bilinen ek hastalığı olmayan ve ASA (Amerikan Anesteziyoloji Derneği) I sınıfında değerlendirilen 47 yaş erkek hasta, sağ distal humerus fraktürü nedeniyle operasyonu planlanmaktadır. Hastaya premedikasyon olarak 2 mg midazolam premedikasyon olarak uygulanmıştır. Hasta aseptik şartlar altında supin pozisyonda başı hafif yukarıda ve yüzü karşı tarafa bakacak şekilde pozisyonlandırılmıştır. Hastanın kolu adduksiyonda ve ön kolu hafif fleksiyonda olacak şekilde yüksek frekanslı lineer prob yardımıyla subklavyen arter ve brakiyal pleksusun görüntülendikten sonra inplane teknik ile brakiyal pleksusa posterolateralden, lateral-medial yönde iğne ilerletilmiştir. İğnenin yerinden emin olunduktan sonra negatif aspirasyonda kan gelmediği görülerek 10mL 0.5% bupivakain ve 10mL 2% lidokain karışımı inferior trunkus altı ile süperior ve medial trunkus arası hedeflenerek uygulanmıştır. Hastada uygulamayı takiben kısa bir süre içerisinde ses kısıklığı ve devam eden süreçte de Horner sendromu geliştiği gözlemlenmiştir. Solunumsal açıdan sıkıntısı olmayan ve hemodinamik olarak stabil seyreden hastanın postoperatif dönem takibinde blok uygulamasından 6 saat sonra sesinin normale döndüğü Horner sendromu bulgularının ise 16. saatte normale geldiği tespit edilmiştir. Supraklavikular blok, brakiyal pleksus blokları arasında üst ekstremitede etkili ve hızlı anestezi sağlayan bir teknik olmasına rağmen; pnömotoraks, arter ponksiyonu, diyafram paralizisi, Horner sendromu, rekürren laringeal sinir paralizisine bağlı ses kısıklığı gibi çeşitli komplikasyonlarla ilişkili olabilir. Rekürren laringeal sinir anatomik olarak sağ tarafta subklavyen artere yakın seyretmesi nedeniyle özellikle sağ supraklaviküler blok uygulamalarında ses kısıklığı daha sık ortaya çıkabilir. Horner sendromu ve laringeal sinir paralizileri genellikle kendiliğinden düzelen, klinik olarak önemi sınırlı komplikasyonlar olsa da eş zamanlı görülmeleri dikkat çekicidir. Bu nedenle, baş-boyun bölgesinin kompleks anatomisi göz önünde bulundurularak, olası komplikasyonlara karşı hazırlıklı olunmalı, uygun monitorizasyon sağlanmalı ve gerekli tıbbi donanım uygulama sırasında hazır bulundurulmalıdır.

Bu kitabın bölümleri bulunmamaktadır.

Atıf Sayısı :