Dil Öğretiminde Dilbilgisel Yetkinlik Ve Yapay Zekâ
Anahtar Kelimeler
Noam
Chomsky’nin (1965) ortaya koyduğu “dilsel yetkinlik” kuramı; Dell Hymes’ın (1972)
“iletişimsel yetkinlik” kuramına dayanarak Canale ve Swain (1980) tarafından
genişletilmiş iletişimsel yetkinlik; dilbilgisel, sosyodilbilimsel ve stratejik
yetkinlik olmak üzere üç temel bileşenle açıklanmıştır. Bu kuramsal gelişmeler,
yabancı dil öğretiminde iletişimsel işlevselliğin ve bağlamsal uygunluğun
merkeze alınmasını sağlayarak, çağdaş öğretim yaklaşımlarının temelini
oluşturmuştur. Diller için Avrupa Ortak Başvuru Metni (D-AOBM), dil
yetkinliğini yalnızca dil bilgisiyle sınırlı görmemekte; bunu çok boyutlu bir
iletişimsel beceri alanı olarak değerlendirmektedir. İletişimsel dil
yetkinliği, üç temel bileşenden oluşmaktadır: dilsel yetkinlik,
toplumdilbilimsel yetkinlik ve edimbilimsel yetkinlik. Bunlardan “dilsel
yetkinlik; dilin morfolojik, sözdizimsel, sözcüksel, fonolojik ve ortografik
sistemlerine dair bilgi ve bu sistemleri anlama, kullanma becerisidir” (D-AOBM,
2001). D-AOBM, bu yetkinliği sadece biçimsel yapıları bilmek olarak değil, bu
bilgileri üretim (konuşma, yazma) ve alım (dinleme, okuma) süreçlerinde doğru
ve işlevsel bir şekilde kullanma becerisi olarak tanımlar. Öğretim uygulamaları
açısından, bu bileşenlerin öğrencinin dil düzeyine uygun biçimde sunulması,
anlamlı görevlerle bütünleştirilmesi ve bağlamsal farkındalıkla desteklenmesi
önem taşır. Son yıllarda yapay zekâ destekli dijital araçlar, bu
yapılandırılmış öğretim sürecine yenilikçi çözümler sunmaya başlamıştır. Yapay
zekâ araçlarının sunduğu otomatik düzeltme, açıklayıcı geribildirim ve anlık
öneri mekanizmaları, yalnızca biçimsel doğruluğun artırılmasını değil, aynı
zamanda öğrencilerin özerk öğrenme becerilerini de desteklemektedir.
Atıf Sayısı :