Migren,
sık karşılaşılan primer baş ağrısı tiplerinden biri olup önemli düzeyde
engelliliğe ve yaşam kalitesinde kayıplara neden olmaktadır. Literatür
incelendiğinde, migrenli bireylerde servikal hareket açıklığında azalma, tetik
nokta artışı ve ileri baş postürü gibi kas-iskelet sistemi disfonksiyonlarının
yanı sıra nörosensoriyel ve vestibüler değişikliklerin yüksek oranda görüldüğü
bildirilmektedir. Ağrı eşiğinde azalma, allodini ve santral sensitizasyonun
yaygın olması, migrenin yalnızca nörolojik bir hastalık değil, multisistem
etkileri bulunan kompleks bir durum olduğunu ortaya koymaktadır. Medikal
tedavinin yan etkileri veya bazı bireylerde sınırlı etkililiği nedeniyle
konservatif yaklaşımlara yönelik ilgi giderek artmış; fizyoterapi ve
rehabilitasyon uygulamaları güvenli ve etkili tamamlayıcı seçenekler arasında
konumlanmıştır. Postür eğitimi, egzersiz eğitimi, manuel tedavi yaklaşımları,
gevşeme ve solunum eğitimi, nörosensoriyel eğitim ve ağrı modülasyonu,
vestibüler ve sensoriomotor eğitim gibi yöntemlerin migren semptomlarını
azaltmada ve fonksiyonel kapasiteyi artırmada önemli katkılar sağladığı
gösterilmiştir. Dolayısıyla, mevcut kanıtlar fizyoterapi ve rehabilitasyonun
multidisipliner migren yönetiminde temel bir bileşen olduğunu göstermektedir.
Bu kitabın bölümleri bulunmamaktadır.
Atıf Sayısı :