Erken Evre Meme Kanserinde Osteoklast İnhibitörlerinin Kullanımı
Anahtar Kelimeler
Meme kanseri tedavisi, özellikle premenopozal kadınlarda,
over baskılanması, kemoterapiye bağlı over disfonksiyonu veya endokrin tedavi
nedeniyle hızlanmış kemik kaybına yol açabilmektedir. Osteoklast inhibitörleri
olan bifosfonatlar ve denosumab, osteoporoz ve kırık riskini azaltmakta etkili
bulunmuş, ayrıca adjuvan antikanser tedaviler olarak da değerlendirilmiştir.
Önleyici stratejiler; yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı, ağırlık taşıyan
egzersizler ve sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıklarını içermelidir. Kırık riski
yüksek hastalarda farmakolojik tedavi gerekebilir. Klinik çalışmalar,
zoledronik asit, klodronat ve ibandronatın kemik mineral yoğunluğunu (BMD)
stabilize ettiğini ve kırık oranlarını azalttığını göstermiştir; denosumab için
ise hastalıksız sağkalım açısından sonuçlar çelişkilidir. Adjuvan sistemik
tedavi alan ve uzak nüks riski orta ila yüksek olan postmenopozal kadınlarda,
zoledronik asit veya klodronat ile adjuvan bifosfonat tedavisi önerilmektedir.
Ancak, bu tedavinin mutlak faydası sınırlıdır ve ilaç seçimi etkinlik, güvenlik
ve ruhsat durumu göz önünde bulundurularak yapılmalıdır. Tarama ve risk
değerlendirmesi klinik değerlendirme ve gerekirse DXA taramasıyla
desteklenmelidir. Osteoklast inhibitörlerinin çene osteonekrozu veya atipik kırıklar
gibi ciddi yan etkilere yol açabileceği unutulmamalıdır. Tedavi
endikasyonlarının netleştirilmesi ve hasta sonuçlarının iyileştirilmesi
amacıyla ileri araştırmalara ihtiyaç vardır.
Bu kitabın bölümleri bulunmamaktadır.
Atıf Sayısı :