Sosyal
hizmet yönetimi, yalnızca idari bir süreç değil; insan hakları, sosyal adalet
ve hizmet alan bireylerin onuruna dayalı bir etik sorumluluk alanı olarak ele
alınmaktadır. Bu bölümde, sosyal hizmet yöneticilerinin karşılaştıkları etik
ikilemler; bireysel değerler, kurumsal yapılar ve toplumsal sorumluluklar
arasındaki gerilim çerçevesinde tartışılmaktadır. Etik karar verme süreci,
eleştirel düşünme, kültürel duyarlılık, istişare ve hesap verebilirlik
ilkeleriyle açıklanmış; McAuliffe ve Chenoweth’in Kapsayıcı Etik Karar Verme
Modeli ayrıntılı biçimde ele alınmıştır. Bölüm, etik liderliğin sosyal hizmet
kurumlarında hesap verebilirlik, şeffaflık ve güvenin güçlendirilmesindeki
rolüne dikkat çekmektedir. Sonuç olarak, sosyal hizmet yönetiminde etik yaklaşımın,
kurumsal performansı artırmanın yanı sıra müracaatçıların hak temelli
hizmetlere erişimini güçlendiren bir araç olduğu vurgulanmaktadır. Etik
duyarlılığın yaygınlaştırılması için sürekli eğitim, mentörlük ve etik karar
alma modellerinin kurumsal düzeyde uygulanması önerilmektedir.
Atıf Sayısı :