Bu bölüm, yaşlanmayı biyolojik, psikolojik ve sosyokültürel
süreçlerin etkileşimiyle ortaya çıkan çok boyutlu bir fenomen olarak ele
almakta; küresel nüfus yaşlanmasının sağlık sistemleri, sosyal politika ve etik
tartışmalar üzerindeki dönüştürücü etkilerini analiz etmektedir. Bölümde yaşlı
bakım hizmetlerinin koruyucu, tedavi edici, rehabilitatif ve uzun süreli bakım
bileşenleri açıklanmakta; özellikle evde bakım hizmetlerinin yerinde yaşlanma
paradigmasıyla uyumluluğu vurgulanmaktadır. Evde bakımın özerklik, kimlik
sürekliliği ve yaşam kalitesi açısından sunduğu avantajların yanı sıra, bakım
veren yükü, denetim eksikliği, istismar riski, dijital eşitsizlik ve adalet
sorunları gibi yapısal sınırlılıkları tartışılmaktadır. Türkiye’de hızlı
demografik yaşlanma süreci bağlamında aile temelli bakım modelinin
sürdürülebilirliğinin zayıfladığı, profesyonel evde bakım hizmetlerinin
genişletilmesinin bir gereklilik haline geldiği belirtilmektedir. Ayrıca, evde
bakım alan yaşlılarda sık görülen kronik hastalıkların karmaşık bakım
gereksinimleri doğurduğunu ve bunun etik değerlendirmeyi zorunlu kıldığını
ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, yaşlı ve evde bakım etiğinin, özerklik,
yararlılık, zarar vermeme ve adalet ilkeleri doğrultusunda, kurumlar arası iş
birliği ve kişi merkezli bakım yaklaşımıyla yeniden yapılandırılması gerektiği
savunulmaktadır.
Atıf Sayısı :