Kentlerde
meydana gelen nüfus yoğunlaşması, kentleri sosyal, ekonomik ve çevresel
boyutları olan çok sayıda sorunla karşı karşıya bırakmıştır. Yoksulluk,
işsizlik, suç oranlarının artması, altyapı yetersizlikleri, çevre kirliliği ve
ekolojik tahribatın yanı sıra, kentsel kaynakların adaletsiz dağılımı,
toplumsal eşitsizlikler, sosyal dışlanma, kentsel yaşama katılım ve temel
hizmetlere erişimde yaşanan güçlükler kentlerin geleceğine ilişkin kaygıları
artırmıştır. Bu sorunların derinleşmesiyle birlikte, kentlerin yönetim
düzeyinde etkili politikalar geliştirme, planlama süreçlerini güçlendirme ve
somut uygulamalar üretme ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Kentsel sorunların
çözümünde merkezi yönetim politikalarının yanı sıra yerel yönetimler, sivil
toplum kuruluşları ve uluslararası ağların dâhil olduğu çok paydaşlı
yaklaşımlar giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Bu çerçevede, sosyal
belediyecilik, toplum destekli polislik, kentsel dayanıklılık ve kadın dostu
kent uygulamaları kent sorunlarıyla mücadelede önemli mekanizmalar olarak işlev
görmektedir.
Atıf Sayısı :