Bu çalışma, göç olgusunu tarihsel,
kuramsal ve sosyolojik boyutlarıyla ele alarak göçün çok yönlü toplumsal
etkilerini incelemektedir. Göç; ekonomik, siyasal, ekolojik ve kültürel
dinamiklerle şekillenen, bireyleri yalnızca mekânsal olarak değil, sosyal ve
ekonomik sermayeleriyle birlikte hareket ettiren karmaşık bir süreçtir. Çeşitli
araştırmacılar tarafından yapılan tanımlar göçün hem sonuç hem de neden
niteliği taşıdığını göstermekte, özellikle kentleşme süreçleri üzerindeki
belirleyici rolü vurgulanmaktadır. Çalışmada yer alan farklı tarihsel zamanları
kapsayan kuramsal çerçeve, E.G.Ravenstein’ın göç yasalarından başlayarak
itme-çekme kuramı, neoklasik mikro ve makro teoriler, davranışsal modeller,
yeni ekonomik işgücü göçü, ağ teorisi, ikili işgücü piyasası teorisi ve dünya
sistemleri yaklaşımına kadar uzanan geniş bir perspektif sunmaktadır. Bu
kuramlar, göçün bireysel karar alma süreçlerinden küresel kapitalist sistemin
yapısal etkilerine kadar farklı düzeylerde açıklama getirmektedir. Çalışmanın son
bölümünde Türkiye’de iç göçün 1950 sonrası kırdan kente yönelimi, tarımsal
dönüşüm, toprak rejiminin göç süreci ve kentleşme süreçleriyle olan bağlantısı ele
alınmıştır.
Atıf Sayısı :