İdiyopatik intrakraniyal hipertansiyon (İİH), beyinde yer
kaplayıcı lezyon, enfeksiyon veya beyin omurilik sıvısı (BOS) akımını
engelleyen yapısal bir patoloji olmaksızın intrakraniyal basıncın artması ile
karakterize bir klinik tablodur. Psödotümör serebri olarak da bilinen bu durum,
en sık genç ve obez kadınlarda görülmekte olup, insidansındaki artış küresel
obezite sıklığındaki yükselişle ilişkilendirilmektedir. İİH’nin fizyopatogenezi
henüz net olarak açıklanamamış olsa da , artmış BOS üretimi, azalmış BOS
emilimi ve venöz basınç artışı gibi farklı mekanizmalar öne sürülmektedir. Klinik
tablo çoğunlukla baş ağrısı, görsel semptomlar ve papilödem ile seyrederken,
kalıcı görme kaybı en ciddi komplikasyon olarak öne çıkmaktadır. Tanı, modifiye
Dandy kriterleri doğrultusında klinik bulgular ve BOS incelemesi ile
konulmaktadır. Radyolojik görüntüleme daha çok ayırıcı tanıda önemli olmakla
birlikte, kafa içi basınç artışına sekonder radyolojik bulgular da tanıda
destekleyicidir. Tedavinin temel hedefi görme fonksiyonlarını korumak ve
semptomları kontrol altına almaktır. Tedavi; diyet ve egzersiz programları ile kilo
kaybının sağlanması ( ilk basamak tedavi),
medikal tedavi ve seçilmiş uygun vakalarda cerrahi tedavi olarak 3 başlık altında
incelenebilir. Bu bölümde İİH’nin epidemiyolojisi, klinik özellikleri, tanı
kriterleri, prognozu ile güncel medikal ve cerrahi tedavi yaklaşımları kapsamlı
biçimde ele alınacaktır.
Atıf Sayısı :