Gebelik ve laktasyon dönemlerinde,
hormonal ve dolaşım fizyolojisindeki özgün değişimler nedeniyle baş ağrısı
semptomlarının değerlendirilmesi, ayırıcı
tanısının yapılması ve farmakolojik yönetimi kritik öneme sahiptir. Bu
dönemdeki baş ağrıları sıklıkla primer
tipte (migren, gerilim tipi) olsa da; "kırmızı
bayrak" belirtilerinin (ani başlangıçlı gök gürültüsü tarzı ağrı, fokal
nörolojik defisit) varlığında sekonder nedenler (preeklampsi/eklampsi, Serebral
Venöz Tromboz, PRES, RCVS) titizlikle araştırılmalıdır. Gebeliğin ikinci ve üçüncü
trimesterlerinde östrojenin stabilizasyonuyla migren atakları azalma eğilimi gösterirken , postpartum dönemde hormonal dalgalanma ,
yeni doğana bakım verme stresi ve uyku eksikliği gibi nedenlerle migren atak
sıklığı artabilmektedir.Tedavide,
özellikle organogenez dönemi olan ilk trimesterde non-farmakolojik yaklaşımlar
(düzenli uyku, gevşeme teknikleri, yoga) öncelikle düşünülmelidir. Akut atakta ilk basamak ajan, FDA B
kategorisinde yer alan ve süte geçiş oranı düşük olan asetaminofendir.
Non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar (NSAİİ), fetüste duktus
arteriozusun erken kapanması riakini arttırdığı için üçüncü trimesterde
kontrendike kabul edilir. Şiddetli
ve asetaminofene yanıtsız migren atakları için sumatriptan, görece güvenli bir seçenek
olarak değerlendirilmektedir. Profilaktik
tedavide ise düşük doz propranolol veya düşük doz amitriptilin önerilmektedir;
valproik asit ve topiramat gibi yüksek teratojenik potansiyele sahip
antiepileptiklerden kaçınılması gerekmektedir. Gebelik ve emzirme
döneminde baş ağrısı yönetimi, bireyselleştirilmiş, dikkatli ve multidisipliner
bir yaklaşımla ele alınmalıdır.
Atıf Sayısı :