Anemi, hemodiyaliz tedavisi alan hastalarda
yaygın bir komplikasyondur ve hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde
düşürür. Yorgunluk, halsizlik, egzersiz kapasitesinde azalma gibi semptomlarla
günlük aktiviteleri kısıtlar; hospitalizasyon riskini, kognitif bozuklukları,
kardiyovasküler hastalıkları ve mortaliteyi artırır. Kronik böbrek hastalığının
her evresinde görülür, prevalansı evre ilerledikçe artar; diyaliz hastalarında
yaklaşık %66-90'a ulaşır. Etiyolojisi multifaktöriyel olup, EPO üretim eksikliği,
demir eksikliği (mutlak/fonksiyonel), kronik inflamasyon, üremik toksinler, sık
kan kayıpları, beslenme yetersizlikleri ve enfeksiyonlar başlıca nedenlerdir.
Bu faktörler, kemik iliği eritropoeizini baskılar, kırmızı kan hücresi ömrünü
kısaltır ve hepsidin aracılığıyla demir kullanımını engeller. Anemi yönetimi,
eritropoiezi uyarıcı ajanlar ve intravenöz demir takviyeleriyle kritik öneme
sahiptir; hemoglobin hedeflerini korur, transfüzyon ihtiyacını azaltır ve
klinik sonuçları iyileştirir. Erken teşhis ve kanıta dayalı bakım uygulamaları,
morbiditeyi önler. Bu bölümde, hemodiyaliz hastalarında aneminin
epidemiyolojisi, patofizyolojisi ve güncel tedavi stratejileri
değerlendirilmektedir. Bu kapsamda, renal anemiye yönelik tedavi yaklaşımları,
özellikle eritropoiez uyarıcı ajanların kullanımı ve demir takviyeleri,
uluslararası kılavuzlar doğrultusunda belirlenen hemoglobin hedef aralıklarını
korumayı amaçlamaktadır.
Bu kitabın bölümleri bulunmamaktadır.
Atıf Sayısı :