Etnokoreoloji, dans olgusunun kültürel ve toplumsal bağlamda
incelenmesini temel alır. Dansın kültürel kodlarının çözümlemesi, birçok açıdan
antropoloji, etnoloji, sosyoloji, felsefe, folklor ve koreoloji gibi
disiplinlerle kesişim noktalarına sahiptir. Etnokoreolojinin diğer
disiplinlerle olan ilişkisini derinlemesine anlamak, geleneksel dans
çalışmalarında disiplinler arası analizlerin yapılmasına olanak sağlamaktadır.
Bu çalışma, dans araştırmalarında çok disiplinli çalışmaların gerekliliğini
vurgulamanın yanı sıra Etnokoreoloji alanının özgünlüğünü ortaya koymayı
amaçlamaktadır.
Bu çalışmada, karşılaştırmalı analiz deseniyle
etnokoreolojiyi, diğer disiplinlerle ilişki düzeylerini ele alacaktır.
Araştırma, dansın bu alanlarda nasıl incelendiğini ve etnokoreolojinin bu
bağlamdaki özgün bakış açısını analiz edecektir. Doküman analizi yöntemi
kullanılarak teorik çerçevede kültürel bağlam, disiplinler arası analiz ve
yapısal yaklaşımlar temel alınacaktır. Dansın temel özelliği ritmik insan hareketlerine
dayanmasıdır. Bir dans analizinde, dansı diğer hareket formlarından ayırt
edebilmek için, öncelikle sürat, çeviklik, ağırlık, denge gibi, dansın statik
ve kinetik olgularının fiziksel özelliklerine odaklanılır. Ancak dans,
hoplamak, dönmek, beceri, kuvvet vb. sportif hareket kalıpları özellikleri
taşımasına rağmen, “tasarım, anlam ve yaratıcılık” unsurlarını içeren sanatsal
bir kültür ürünü olarak, diğer gösteri ya da hareket performanslarından
ayrılır. Dans, semboller aracılığıyla ritmik ve estetik olarak
şekillendirilen kültürel unsurların, insan davranışlarıyla iletildiği bir
sözsüz iletişim aracıdır. (Hanna, Kasım /
Aralık 1988, s. 40) , (Hanna, 1979,
s. 26) . Somut bir devinim formuna sahip olmasının yanı sıra, duygu ve
hislere yönelik ifade edilmek istenen soyut eylemin amacını, bir bütünlük
içinde, birlikte görünür kılar. Dansta, duygu ve düşünceler, semiotik ve
paralinguistik bir sistem içerisinde kavramsallaşır. Böylece dans,
birey-toplum, doğa-doğaüstü durumlar arasındaki ilişkiyi kuran, iyileştiren,
sağaltan işlevler görür. Her kültürde dansın yerel estetik unsurları, o kültürü
paylaşan insan topluluğu tarafından kabullenilmiş anlamlar içerir. İnsanoğlu
doğa ve doğaüstü olguların etkisi altında kurguladığı dünyevi eğlenceler ve
inançsal törenlerinde dansı bir iletişim yöntemi olarak kullanmıştır. Bu tür
sosyal iletişim ortamlarında, ortak bir toplumsal bilinç oluşturmak için dansın
aracılığına ihtiyaç duymuştur. Doğumdan ölüme, hasat zamanlarında, avda,
savaşta, kutlamalarda, toplumun temel birleştirici unsuru dans olmuştur. (Sachs,
1937, s. 4) Walter Abell, bir toplumun kültürünü anlayabilmek için,
“sanattaki ortak rüya” yı ortaya çıkaran psikotarihi metodun uygulanmasının
kaçınılmaz olduğunu söyler. Bütün sanatlar gibi dansta; tarih, gelenek, mitler
vb. bir “Ortak Bilinçaltı” (Abell, 1966, s.
45) düşüncesine dayandırır. Kuşaktan kuşağa aktarılan geleneksel
oyunların kadim kökeni, inanç törenlerinde, sosyal uygulamalarda ya da tarihi
olaylarda bulunabilir. Dans alanının bilimsel keşfi, sosyoloji, psikoloji, felsefe,
vb. gibi farklı disiplinlerden gelen akademisyenlerin ilgisi ile, 19. yüzyılda
başlamıştır. Diğer disiplinlerle beslenerek gelişen dans çalışmaları, 20.
yüzyıl’ın ikinci yarısında kendi yöntem ve kuramlarını geliştirmeye
başlamıştır. Günümüzde Etnokoreoloji disiplini geleneksel dansı kendi
yöntemleriyle metodolojik ve kavramsal olarak inceleyen bir bilim alanına
evrilmiştir.
Bu kitabın bölümleri bulunmamaktadır.
Atıf Sayısı :