Geleneğin Müzakeresi: Şanlıurfa’da Köyler Arası Halk Oyunları Yarışması
Anahtar Kelimeler
Şanlıurfa’da, Surkav Vakfı, Valilik iş birliğiyle 2007, 2022
ve 2024 yıllarında Köyler Arası Halk Oyunları Yarışması düzenlendi. Bu yarışma aynı
zamanda bir araştırma ve derleme çalışması niteliği taşımaktadır, ve onunla
Surkav Vakfı, bölgede oynanan ancak henüz resmî halk oyunları repertuarında yer
almayan bazı oyunları derlemiştir. Özellikle Harran Ovası’ndaki Arap köylerinde
oynanan, Urfa repertuarına kıyafetleriyle birlikte bazı yeni oyunlar
kazandırılmıştır. Söz konusu oyunlar, “Araplaşmış” addedilerek Türk kültürel
mirasına ait olmadığı yönündeki değerlendirmeler sebebiyle belirli tartışmalara
konu olmuştur. Ama aynı zamanda, bölgedeki daha demokratik bir bakış açısına
sahip kesimler tarafından bu derlemeler olumlu karşılanmıştır. Bununla birlikte, bu yarışma, çağdaş bir araştırma projesi
olarak tasarlanmak istenmiş olmasına rağmen, amaçlanan modern araştırma
yaklaşımı gerçekleştirilememekte ve folklorizm literatüründe sıkça vurgulanan
bir eğilimi yeniden üretmektedir; yani dansları, onları icra eden toplulukların
gündelik ya da ritüel bağlamlarından kopararak, bağlamsız bir şekilde
koleksiyon değeri taşıyan nesneler gibi ele almaktadır. Performans kuraminda,
Nahachewsky (1995) ve Turino’nun (2008) geliştirdikleri katılımlı performans ve
sununmsal performans arasındaki farktan yola çıkarak (2008), ve halk oyununu
semiotik ve bağlamlı bir nesne olarak kabul ederek (Giurchescu 1973, Kaeppler
1985, 2001), yeni dans veya halk oyunu araştırmalarında aynı repertuarda farklı
kullanımlar söz konusu olabildiğini biliyoruz. Her kullanımın dansın farklı
performatif değerleri ve kodları canlandırdığını ve inşa ettiği ispatlandı. Bu
anlamında, dansların ritüel katılımlı kullanım bağlamı, salt koreografik
özelliklerin ötesinde, topluluk üyelerinin her birinin danslara nasıl dâhil
olması gerektiğini düzenleyen ve topluluğun kendi içerisinde inşa ettiği bir
anlamlandırma sistemine dayalı çok katmanlı normatif ve performatif kodlar
barındırmaktadır. Bunları metakoreografik
içerik olarak adlandırmayı öneriyorum. Bu bağlamda, bu çalışmada bir yandan, söz konusu girişimin
yerel/mahallî icra biçimlerine ve bölgesel repertuar çeşitliliğine yönelik
dikkati artırdığını ve bu şekilde, miras ve gelenekle ilgili bir dizi
müzakereyi daha kapsayıcı ve çoğulcu bir bakış açısıyla tetiklediğini
göstermekteyim. Fakat, öte yandan, yarışma formatının etnokoreolojik araştırma
açısından yetersizliğini tartışmaktayım; zira metakoreografik nitelikteki bu
performatif değer, repertuarın ve katılımlı pratiklerin temel bir parçası olmasına
rağmen, “yarışma” bağlamında bütünüyle dışlanmaktadır. Bu araştırma, katılımcı
gözlem ve sözlü tanıklıkların toplanmasına dayanan etnografik saha çalışması
ile yazılı basın ve arşiv gibi ikincil kaynaklara dayalı etnokoreohistori
(Küçük 2024) analizi bir araya getiren nitel bir yöntem kullanmaktadır.
Bu kitabın bölümleri bulunmamaktadır.
Atıf Sayısı :