Biyolojik tehdit ajanları, yüksek bir ölüm oranı,
konakta çoğalma ve nüfus arasında hızla yayılma yeteneği (toksinler hariç)
gösterir. Bazı biyolojik tehdit ajanları salındıktan sonra, çevrede önemli bir
süre canlı kalabilir ve sürekli bir risk oluşturur. Bu nedenle, biyolojik
tehditlerin kontrolü son derece zordur. Biyolojik ajanların silah olarak
kullanılabilirliği ve bu nedenle çevreye, insanlara farklı yayılma yolları
nedeniyle, biyolojik savunma son derece karmaşıktır. Biyolojik savunmanın temel
bileşenleri; caydırma ve imha, korunma (maskeler ve hava filtreleri),
saldırıdan sonra dekontaminasyon, tıbbi önlemler (hem saldırıdan önce aşılama
hem de saldırıdan sonra tedavi), tespit ve uyarı olarak belirtilebilir. Hem
biyolojik silah hem de ortaya çıkan enfeksiyon hastalıkları ajanlarının
oluşturduğu tehdit nedeniyle risk altındaki bireyleri tedavi etmek, halk
sağlığı gözetimini ve epidemiyolojiyi iyileştirmek için bu ajanları klinik
ortamda hızla tanımlamaya ihtiyaç vardır. Bu zorluğun üstesinden gelmek için,
klinik teşhis ve çevresel tespitte kullanılmak üzere çok çeşitli analiz
stratejileri geliştirilmiştir. Biyolojik tehditlerin erken uyarı sistemleri ile
tespiti sonrası olay alanının kontrolü sağlanarak bölgelere ayrılmalı, müdahale
ekipleri için uygun kişisel koruyucu ekipman seçilerek gerekli dekontaminasyon
işlemleri başlatılmalıdır.
Atıf Sayısı :