Radyolojik Kirliliğin Çevresel Ve Ekolojik Sonuçları
Anahtar Kelimeler
Radyoaktif kirlenme, radyolojik kirlenme olarak da
adlandırılır. Radyoaktif kirlilik, diğer tüm kirlilik türleri gibi, istenmeyen
bir şeyin çevreye salınmasıdır ve bu durumda istenmeyen şey radyoaktif
maddedir. “Radyoktif kirlilik” terimi, radyoaktif maddelerin yaydığı tehlikeli
radyasyon seviyesini ifade eder ve radyoaktif elementlerin atmosfere girmesi,
katılar, sıvılar veya gazlar içinde insan vücudu da dâhil olmak üzere Dünya
yüzeyine ulaşmasıyla oluşmaktadır. Radyoaktif maddelerin çevreye sokulması, canlı
türlerinin ve çevrelerindeki yaşam alanlarının fiziksel kirlenmesine neden
olur. İki ana radyoaktif kirlilik çeşidi bulunmaktadır: nokta kaynaklı ve
dağınık kaynaklı. Nokta kaynaklı kirlilik, nükleer santral gibi tek bir
kaynaktan kaynaklanmaktadır. Dağınık kaynaklı kirlilik, tıbbi tesisler veya
araştırma laboratuvarları gibi birden fazla, daha küçük kaynaktan
kaynaklanmaktadır. Her iki kirlilik türü de ekosistemlere ve yaban hayatına
verilen zarar da dâhil olmak üzere çevre üzerinde yıkıcı etkilere sahip
olabilmektedir. Ayrıca suyu ve toprağı kirleterek bitkilerin ve hayvanların
gelişimini engelleyebilmektedir. Özellikle de türlerin dağılımını ve bolluğunu
etkileyebilir, nesli tükenmekte olanların yok olmasına yol açabilir ve
biyolojik işlevleri, ekolojik ağları ve ekosistem hizmetlerini (mahsullerin
tozlaşması, aşırı hava olaylarının azaltılması, insanın ruhsal ve fiziksel
refahı, fosil yakıtlar, geri dönüşüm, sel koruması, hidroelektrik enerjisi,
atıkların ayrıştırılması vs.) değiştirebilir. Nükleer testler, endüstriyel atıklar ve doğal olarak
oluşan radyoaktif kaynakların fazlalığı gibi doğal ve/veya insan yapımı
faaliyetlerden sonra gerçekleşen radyoaktif kirliliğe iyonlaştırıcı
radyasyonlar neden olmaktadır. İyonlaştırıcı radyasyonlar, gama ışınları,
x-ışınları ve kısa dalga boylu ultraviyole radyasyonlar gibi yüksek enerjiye
sahip elektromanyetik radyasyonlardır. Alfa, beta ve gama gibi bu enerji
ışınları radyoaktif bozunmada üretilir ve içinden geçtikleri molekülleri ve
atomları iyonlaştırma yeteneğine sahiptir. İyonlaştırıcı radyasyon nadir görülen ancak
potansiyel olarak yıkıcı bir kirletici olarak hareket eder ve DNA dâhil olmak
üzere organik moleküllere zarar verebilir ve hücresel ve organizma ölümüne yol
açan hücre süreçlerinde arızalara neden olur. Radyoaktif kirliliğin etkileri
yüzyıllarca sürebilir ve bu da onu uzun vadeli bir tehdit haline getirir. Bu bölümde, atmosferde radyoaktif parçacıkların
yayılımı ele alınarak radyoaktif kirliliğin ekosistem döngülerindeki
bozulmalara etkisi ve toprak, su ekosistemlerde ki etkileri, bitki örtüsü ve
fotosentez üzerindeki etkileri ile hayvan popülasyonları üzerindeki etkileri
bilimsel veriler ışığında ele alınacaktır.
Atıf Sayısı :