Yaşlanma süreciyle birlikte deride meydana gelen fizyolojik
değişiklikler, kas gücü kaybı ve ayak deformiteleri, geriatrik popülasyonda
korn ve kallus oluşumunu artırmaktadır. 65 yaş üstü bireylerin %33 ila %68’ini
etkileyen bu lezyonlar, tekrarlayan mekanik basınç ve sürtünme sonucu stratum
korneumun kalınlaşmasıyla ortaya çıkan hiperkeratotik dermatozlardır.
Merkezinde keratin bir çekirdek bulunan kornlar (heloma), sert ve yumuşak olmak
üzere ikiye ayrılırken; kalluslar daha geniş tabanlı, sınırları belirsiz ve
diffüz kalınlaşmalardır.Bu lezyonlar sadece kozmetik bir sorun olmayıp; ağrı,
hareket kısıtlılığı ve denge kaybına yol açarak yaşlılarda düşme riskini ve
mortaliteyi artırabilir. Ayrıca diyabetik hastalarda nöropati zemininde
ülserasyon ve amputasyona neden olabildikleri için klinik açıdan kritik önem
taşırlar. Tanı sıklıkla fizik muayene ile konulur ve lezyonlar, üzerindeki deri
çizgilerinin korunması ve dik basınca duyarlılık göstermeleri ile plantar
siğillerden ayırt edilir. Tedavi yaklaşımı; ağrıyı azaltmayı, biyomekanik
patolojileri saptamayı ve nüksü önlemeyi hedefler. Konservatif yöntemler
arasında bistüri ile debridman, topikal keratolitik ajanlar (salisilik asit
vb.), uygun ayakkabı ve ortez kullanımı yer alır. Konservatif tedavilere yanıt alınamayan
veya kemik deformitelerinin bulunduğu vakalarda ise cerrahi tedavi seçenekleri
değerlendirilir.
Atıf Sayısı :