Tarım, insanlığın var oluşundan bu yana toprak, su ve
hava gibi doğal kaynaklardan yararlanarak bitkisel ve hayvansal üretimi
hedefleyen temel bir uğraş olmuştur. Uzun yıllar doğayla uyumlu biçimde
sürdürülen tarımsal faaliyetler çevreye ciddi zararlar vermemiştir. Ancak
yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren artan nüfus, endüstriyel
gelişmeler ve yoğun tarımsal uygulamalar, doğal kaynaklar üzerindeki baskıyı
artırmış ve çevresel bozulmaları hızlandırmıştır. Verim artışını sağlamak
amacıyla yaygınlaşan kimyasal gübre ve pestisit kullanımı; toprak, su ve hava
kirliliğine yol açarak ekosistem dengesini tehdit eder hale gelmiştir.
Özellikle pestisitlerin yoğun ve bilinçsiz kullanımı, zararlı organizmalarda
direnç gelişimine, üretim maliyetlerinin artmasına ve doğal yaşamın zarar
görmesine neden olmuştur. Bunun yanı sıra, toprak ekosisteminde yer alan
mikroorganizmaların işlevlerini kaybetmesi, toprak verimliliğinin azalması ve
organik maddenin doğal döngüsünün bozulması gibi ciddi sonuçlar ortaya çıkmıştır.
Bu bağlamda pestisitlerin tarımsal üretimdeki önemi, özellikleri,
sınıflandırmaları ve çevrede uzun süre kalıcılık göstererek insan ve çevre
sağlığı açısından risk oluşturan kalıcı organik kirleticiler kapsamlı biçimde
ele alınmış; sürdürülebilir tarım ve çevre koruma açısından bu kimyasalların
bilinçli kullanımının gerekliliği vurgulanmıştır.
Atıf Sayısı :