Sağlıklı beslenmenin temelini oluşturan tarım
topraklarının tarımsal uygulamalarla kirletilmesi çağımızın acil çözüm
bulunması gereken sorunlarından birini oluşturmaktadır. Gereğinden fazla gübre
kullanımı, pestisitlerin yoğun şekilde uygulanması ve arıtılmamış sularla
sulama gibi sebeplerle tarım topraklarında organik ve anorganik kirleticiler
birikmekte, bu kirleticiler hem tarımsal üretimde verim düşüşüne sebep olmakta
hem de besin zinciri yoluyla kirleticilerin hayvan ve insan sağlığına zararı
dokunabilmektedir. Bu kirleticilerin temizlenmesinde geleneksel fiziksel ve
kimyasal uygulamalar yerine ekolojik ve düşük maliyetli çözümler tercih
edilmeye başlanmıştır. Bu yöntemlerden biri bakteri, alg ve mantarlar gibi
mikroorganizmaların kullanıldığı biyoremediasyondur. Bu yöntemde
mikroorganizmaların enzimleri ve metabolik faaliyetleri sayesinde kirletici
bileşiklerinin kimyasal formlarında değişiklik meydana gelebilir, kirletici
metabolik yolaklarda mikroorganizmaların karbon kaynağı olarak kullanılabilir
veya mikroorganizmalar kirleticileri hücre içine alarak bitkilerin bünyesine
geçişlerini engelleyebilir. Lipazlar, proteazlar, hidrolaz ve dehidrogenazlar
gibi enzimler kirleticilerin gideriminde önemli rol oynarlar. Bu enzimleri
yüksek düzeyde üretebilen mikroorganizmaların belirlenmesi, kirli toprakların
bünyesindeki kirleticilerin ve konsantrasyonlarının ve söz konusu
mikroorganizmaların varlığının belirlenmesi ve gerektiğinde bu
mikroorganizmaların kirletilmiş topraklara eklenmesi başarılı bir biyoremediasyon
sürecinin vazgeçilmezleridir. Biyoremediasyon sonucunda tarım toprakları
yalnızca kirleticiden arındırılmış olmaz, aynı zamanda hem organik madde
miktarı hem de toprak mikrobiyal florası desteklenmiş olur. Bu gibi sebeplerle
çevre dostu, uygulaması kolay ve düşük maliyetli biyoremediasyon yöntemlerinin
benimsenmesi son derece önemlidir.
Atıf Sayısı :