Tarımsal üretimde kimyasal gübreler ve pestisitlerin yoğun
kullanımı, kısa vadede verim artışı ve gıda arzına katkı sağlarken; su, toprak,
hava ve gıda zinciri üzerinden insan sağlığı açısından süreğen ve birikimli
riskler yaratmaktadır. Bu bölümde tarımsal kirlilik; (i) su ve toprak
kirliliği, (ii) gıda ürünlerinde pestisit ve gübre kökenli kalıntılar ve sağlık
etkileri, (iii) mesleki maruziyet ve (iv) toplum düzeyinde kronik hastalık yükü
eksenlerinde ele alınmaktadır. Azotlu gübrelerin neden olduğu nitrat kirliliği
ve ötrofikasyon süreçleri, yeraltı ve yüzey suyu kalitesi ile ekosistem
hizmetleri üzerindeki etkileri bağlamında tartışılmaktadır. Pestisitlerin akut
toksik etkilerinin ötesinde, düşük doz–uzun süreli maruziyetlerin kanser,
nörolojik ve nörogelişimsel bozukluklar, endokrin bozulma ve üreme sağlığı
sorunlarıyla ilişkisine dair epidemiyolojik ve mekanistik kanıtlar
özetlenmektedir. Çiftçiler ve tarım işçileri başta olmak üzere kırılgan
toplulukların mesleki ve çevresel maruziyet nedeniyle orantısız risk altında
bulunması, tarımsal kirliliğin sağlık eşitsizliklerini derinleştiren bir
“yapısal belirleyici” niteliğine işaret etmektedir. Geleneksel risk
değerlendirme yaklaşımlarının “tek kimyasal–tek etki” varsayımı, karışım
maruziyetleri, kronik sonlanımlar ve sosyal–davranışsal belirleyiciler
açısından sınırlılıklar taşımaktadır. Bu bölümde Tek Sağlık çerçevesinde;
kimyasal girdi yönetiminin bilimsel rehberlerle sınırlandırılması, su ve gıda
izleme sistemlerinin güçlendirilmesi, mesleki sağlık programlarının
yaygınlaştırılması, karışım ve kronik maruziyete duyarlı risk değerlendirme
metodolojilerinin geliştirilmesi ve agroekolojik/doğa-pozitif üretim
modellerinin ölçeklenmesi yönünde politika önerileri sunulmaktadır.
Bu kitabın bölümleri bulunmamaktadır.
Atıf Sayısı :