Perkütan Trakeostomi Sonrası Gelişen Özofagus Perforasyonu: Nadir Bir Komplikasyonun Yönetimi

Yayın Yılı: 2026
Sayfa Sayısı: 79-80
Kitap Dili : Türkçe

Anahtar Kelimeler


Trakeostomi, uzun süreli mekanik ventilasyon ihtiyacı bulunan yoğun bakım hastalarında havayolu devamlılığını sağlamak, endotrakeal entübasyonun komplikasyonlarını azaltmak ve hasta konforunu artırmak amacıyla yaygın olarak uygulanan invaziv bir girişimdir. Entübasyon süresi 21 günü geçen hastalarda trakeostominin değerlendirilmesi önerilmektedir (1). Endotrakeal tüpe kıyasla trakeostominin; laringeal yaralanmaların azaltılması, hastanın mobilite, konuşma, beslenme gibi günlük yaşam aktivitelerinde iyileşme sağlanması ve yoğun bakım ile hastane yatış sürelerinin kısaltılması gibi avantajları vardır (2). Sedasyon gereksinimini azaltması, daha hızlı ve güvenli weaning süreci sağlaması ve hava yolu yönetimini kolaylaştırması da tercih sebebi haline getirmektedir (3). Son yıllarda trakeostomi tekniklerinde önemli gelişmeler yaşanmış; cerrahi trakeostomiye alternatif olarak perkütan dilatasyonel trakeostomi (PDT) yöntemi yaygınlaşmıştır (4). Griggs tekniği olarak bilinen bu yöntem, yatak başında uygulanabilirliği, hızlı uygulanması ve daha düşük komplikasyon oranları nedeniyle tercih edilmektedir (5). Ancak her cerrahi girişimde olduğu gibi PDT uygulamalarında da komplikasyon riski mevcuttur. Literatürde, trakeostomiye bağlı komplikasyonların sıklığı %1 ila %10 arasında olup, erken ve geç dönemde gözlenebilir (6). Trakeostomiye bağlı erken dönem komplikasyonlar arasında kanama, subkütan amfizem, pnömotoraks, hemotoraks, trakeal posterior duvar hasarı, özofagus perforasyonu ve ölüm gibi ciddi durumlar yer alırken; geç dönem komplikasyonlar arasında granülasyon dokusu oluşumu, trakeal stenoz, trakeo-innominat arter fistülü ve trakeoözofageal fistül gibi sorunlar sayılmaktadır (7). Özellikle acil durumlarda komplikasyon oranları elektif trakeostomilere kıyasla daha yüksektir (8). Nadir görülen fakat yaşamı tehdit eden komplikasyonlardan biri olan özofagus perforasyonu, genellikle trakea posterior duvarına yapılan kontrolsüz girişimler sonucu ortaya çıkar. Anatomik olarak trakea ile özofagusun birbirine yakınlığı nedeniyle, özellikle acil veya zor trakeostomi girişimlerinde, arka duvarın aşılmasıyla birlikte özofagusa penetre olunabilmektedir (9). Ayrıca, trakea posterior duvarına yönelik kontrollü bir girişim yapılmaksızın gerçekleştirilen kesilerin, özofagusa penetre olma riskini artırdığı belirtilmektedir (10). Bu tür perforasyonlarda hayatta kalımı belirleyen en önemli faktör, hızlı tanı konulması ve uygun tedaviye erken dönemde başlanmasıdır (11). Perforasyonun şüphesinde, radyolojik değerlendirme tanının temelidir. Tanıda direkt radyografi, bilgisayarlı tomografi, kontrastlı özofagografi ve endoskopi gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılmaktadır (12). Özofagus perforasyonlarda genel mortalite %15- 30 arasında değişmektedir (13). Mortalite oranlarının çok değişken olması perforasyonun nedeni, lokalizasyonu, tanı ve girişim süresi süresi gibi pek çok etkenle yakından ilişkilidir. Bu olgu sunumunda, uzun süreli mekanik ventilasyon ihtiyacı olan bir hastaya uygulanan perkütan trakeostomi işlemi sırasında gelişen özofagus perforasyonu ele alınmış, tanı süreci, endoskopik ve cerrahi tedavi yaklaşımları güncel literatür eşliğinde tartışılmıştır.

Bu kitabın bölümleri bulunmamaktadır.

Atıf Sayısı :