Dalak enfarktüsü, dalağın arteriyel veya venöz damarlarında gelişen tıkanıklık sonucu kan ve oksijen akışının kesilmesiyle ortaya çıkan parankimal iskemi ve doku nekrozudur. Tutulum, tıkanan damarın düzeyine bağlı olarak tüm organı veya yalnızca segmental bir alanı etkileyebilir. Etiyolojisi heterojendir ve hiperkoagülabilite durumları, embolik hastalıklar, hematolojik hastalıklar (özellikle orak hücreli anemi), maligniteler, enfeksiyonlar, pankreatit, travma, radyoterapi, cerrahi girişimler ve bazı ilaç reaksiyonları ile ilişkili olabilir. En sık başvuru yakınması sol üst kadranda lokalize karın ağrısıdır. Ağrı keskin veya künt karakterde olup hafiften şiddetliye kadar değişebilir. Bulantı, kusma, ateş, titreme, terleme, taşikardi, takipne, baş dönmesi, halsizlik ve bazen sarılık eşlik edebilir. Tanı genellikle nadir görülmesi ve ayırıcı tanıda sıklıkla düşünülmemesi nedeniyle gecikebilir. Tedavinin temelini altta yatan nedenin saptanması ve destekleyici yaklaşım oluşturur. Analjezikler, hidrasyon, antiemetikler ve yakın klinik izlem gerektirmektedir. Dalak enfarktüsü tek başına cerrahi endikasyon değildir; ancak rüptür, kanama, apse veya psödokist gibi komplikasyonların gelişmesi durumunda cerrahi müdahale gerekebilir. Bu yazıda, acil servise sol yan ağrısı ile başvuran ve ek hastalığı olmayan 33 yaşındaki erkek hastada dalak enfarktüsü olgusunu sunmayı amaçladık.
Atıf Sayısı :