Deneysel Sepsis Modelleri

Yazar: Ali Güngör
Yayın Yılı: 2026
Sayfa Sayısı: 63-70
Kitap Dili : Türkçe

Anahtar Kelimeler


Sepsis teriminin tanımlaması yapılalı yaklaşık 2000 yıldan fazla süre geçmiş olsa da klinik tanımlaması hali hazırda yakın zamanda yapılmıştır. Küresel anlamda önemli sağlık sorunlarının başını çeken, yaygın ve yıkıcı bir sendrom olarak ifade edilmektedir. Sepsisli hastalar için yıllık bakım maaliyetinin 16,7 milyar dolar olduğu tahmin edilmektedir. Sepsis patojen mikroorganizmaların ve toksik karakterdeki metabolitlerin dolaşım sistemi içerisinde tüm vücuda yayıldığı buna doku perfüzyon bozukluğunun da eşlik ettiği sistemik inflamatuvar yanıt ve sonrasında ortaya çıkan klinik tablo olarak tanımlanabilir. Meydana gelen klinik tabloda enfeksiyona karşı gelişen düzensiz bir konakçı yanıtı organ disfonksiyonuna ve çoklu organ yetmezliğine sebep olarak canlı yaşamı için tehdit oluşturmaktadır. Sepsisin etiyolojisini incelediğimizde gram (+) ve gram (-) birçok türden bakteri çeşidiyle birlikte bazı mantar türlerinin bulunduğunu görmekteyiz. Sepsis çeşitli mikroorganizmalar tarafından oluşabilir ancak en yaygın nedeni bakteriyel etkenlerdir ve bunların yaklaşık %60-70’ ini gram negatif türlerden kaynaklıdır. Sepsisin fizyopatolojisi oldukça kompleks ve karmaşıktır. Mikroorganizmalara ait toksinler ve hücresel metabolitler dolaşım sisteminde bulunan mononükleer fagositleri, vasküler endotel hücrelerini ve diğer hücreleri uyararak kimyasal mediatörlerin salınımına neden olmaktadır. Sepsis dünya genelinde hem insanlar üzerinde en fazla araştırmanın yapıldığı hem de hayvanlarda deneysel çalışmaların en çok yapıldığı modeller içerisinde yer alır. Deney hayvanlarında sıklıkla kullanılan modellemelere baktığımızda ise temel olarak; endotoksemi sepsis modeli, canlı patojen sepsis modeli, intraperitoneal sepsis modelleri, pnömoni sepsis modeli ve implantasyon sepsis modeli olarak sıralanmaktadır. Sonuçta sepsis basit bir bakteriyemiden başlayarak septik şoka ve ilerleyen aşamada çoklu organ yetmezliğine kadar ulaşan önemli bir klinik tabloya dönüşebilmektedir. Sepsisin karmaşık patofizyolojisini detaylı açıklayabilmek ve yeni tedavi stratejileri geliştirmek için mevcut modelleri iyileştirmeye ve yeni deneysel sepsis modelleri oluşturmaya odaklanmamız gerekmektedir.

Bu kitabın bölümleri bulunmamaktadır.

Atıf Sayısı :