Aterosklerotik Renal Arter Darlıklarında Endovasküler Tedavi
Anahtar Kelimeler
Aterosklerotik renal arter darlığı,
sekonder hipertansiyon ve iskemik nefropatinin önemli nedenlerinden biridir.
Güncel yaklaşım, yalnızca anjiyografik darlığın varlığını değil, lezyonun
klinik ve hemodinamik önemini esas almaktadır. Son yıllarda ASTRAL, STAR ve
CORAL gibi çalışmalar stentlemenin genel hasta grubunda sınırlı yararını
göstermiş olsa da, bu çalışmaların yüksek riskli hastaları yeterince temsil
etmediği anlaşılmıştır. Patofizyolojide renal perfüzyon basıncının azalmasına
bağlı renin-anjiotensin-aldosteron sistemi aktivasyonu, vazokonstriksiyon,
volüm artışı ve ilerleyici parankimal hasar temel rol oynar. Özellikle
bilateral darlık ya da soliter böbrek varlığında gelişen global renal iskemi,
Pickering sendromu olarak tanımlanan ani pulmoner ödem tablolarına yol
açabilir. Bugün için dirençli veya malign hipertansiyon, tekrarlayan flash
pulmoner ödem ya da konjestif kalp yetmezliği atakları ve hızlı kötüleşen fakat
kurtarılabilir böbrek fonksiyonu olan olgular, revaskülarizasyondan en çok
fayda görebilecek grubu oluşturmaktadır. Tanıda renal Doppler ultrasonografi
ilk basamak yöntemdir; gerekli olgularda darlığın hemodinamik etkisi de
değerlendirilmelidir. Endovasküler tedavide uygun damar yolu seçimi,
embolizasyon riskinin azaltılması ve damar çapına göre stent tercihi önemlidir.
Geniş damarlarda çıplak metal stentler, küçük çaplı damarlarda ise ilaç
salınımlı stentler öne çıkabilir. Doğru seçilmiş hastalarda renal arter
stentlemesi kan basıncı kontrolünü iyileştirebilir, kalp yetmezliği yatışlarını
azaltabilir, böbrek fonksiyonlarını stabilize edebilir ve uzun dönem klinik
sonuçlara olumlu katkı sağlayabilir; burada uygun hasta seçimi belirleyicidir.
Atıf Sayısı :