Kupa
terapisi, kökeni antik çağlara uzanan ve Doğu ve Batı Tıbbı tarihinde önemli
bir yere sahip geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarından biridir. Kupa
terapisi, insizyon varlığı durumuna göre kuru ve yaş kupa olarak iki ayrı
şekilde uygulanır. Kuru kupa terapisinde yalnızca negatif basınç oluşturularak deri
yüzeyinde kabarma sağlanmakta ancak kan alınmamaktadır. Yaş kupa terapisinde
ise, aynı işlemden sonra deriye küçük yüzeysel kesiler yapılarak bir miktar
kanın dışarı alınması sağlanır. Kupa terapisinin temel etki mekanizması, kan
dolaşımını iyileştirmek, ağrıyı hafifletmek ve bağışıklığı güçlendirmektir. Bu
tedavi yöntemi özellikle ağrı yönetimi açısından yaygın kullanılmaktadır. Kupa
terapisi, lomber disk hernisi (LDH), karpal tünel sendromu ve kronik boyun-sırt
ağrısı gibi cerrahi endikasyon gerektiren durumlarda ağrıyı azaltma ve işlevselliği
artırma etkisi nedeniyle, konservatif bir seçenek olarak değerlendirilmektedir.
Çalışmalar, bu yöntemin bazı hastalarda cerrahiye giden süreci geciktirebileceğini
göstermiştir. Yasal ve güvenli olan kupa terapisinin, az da olsa yara izi ve
yanık gibi önlenebilir yan etkileri bulunmaktadır. Bu bölümde, kökleri Antik Çağlara
dayanan, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulaması olan kupa terapisinin cerrahi
bakımda kullanımı ele alınmıştır.
Atıf Sayısı :