Benign Anorektal Hastalıklar; Hemoroidler, Anal Fissür
Anahtar Kelimeler
Anorektal hastalıklar, anüs ve
rektum bölgesinde ortaya çıkan, farklı
etiyolojik nedenlere bağlı olarak gelişen rahatsızlıkları
tanımlamaktadır. Bu hastalıklar benzer klinik semptomlarla seyretmekle
birlikte, altta yatan nedenler ve tedavi yaklaşımları açısından farklılık
göstermektedir. Hemoroidal hastalık ve anal fissür anorektal bölgenin en yaygın
görülen hastalıkları arasında yer almaktadır. Hemoroidal hastalık (basur), anal kanal
çevresindeki venöz pleksusların dilatasyonu sonucu gelişir, internal (iç) ve
eksternal (dış) hemoroidler olarak sınıflandırılır. Dış
hemoroidler anüs
çevresinde ele gelen şişlikler şeklinde hissedilir ve genellikle ağrıya yol
açar. İç hemoroidler ise anüs kanalının içinde yer alır; çoğu zaman ağrısızdır
ancak kanama ile kendini gösterebilir. Anal fissür (makatta çatlak), anal kanal
mukozasında meydana gelen lineer yırtıklar olarak tanımlanır. Çoğunlukla kronik
kabızlık, zorlanmalı defekasyon veya tekrarlayan ishal atakları sonrasında
gelişmektedir. Klinik olarak defekasyon sırasında veya sonrasında şiddetli ağrı
ve parlak kırmızı renkte kanama ile karakterizedir. Anorektal hastalıkların
klinik belirtileri arasında anal ağrı, rektal kanama, kaşıntı, irritasyon ve
defekasyon güçlüğü yer almaktadır. Ağrı, özellikle anal fissür ve tromboze
eksternal hemoroid olgularında belirgin olup defekasyonla ilişkili olarak artış
gösterebilir. Rektal kanama genellikle defekasyon sırasında veya sonrasında
ortaya çıkan parlak kırmızı kan şeklindedir. Anal bölgede kaşıntı ve tahriş,
hemoroidal hastalık ve fissür varlığında sık gözlenmekte, hastaların yaşam kalitesini
olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Anorektal hastalıkların tedavisi; hastalığın türü, şiddeti ve
klinik evresine göre planlanmaktadır. Erken evre olgularda konservatif tedavi
yöntemleri ön planda olup, medikal tedavi ve yaşam tarzı düzenlemeleri ile
semptom kontrolü sağlanabilmektedir. Bu amaçla topikal ajanlar, fitiller ve
analjezikler sıklıkla kullanılmaktadır. Kabızlığın önlenmesi amacıyla liften
zengin diyet, yeterli sıvı alımı ve gerektiğinde laksatif tedaviler
önerilmektedir. İleri evre hemoroidal hastalık olgularında cerrahi veya minimal
invaziv girişimler gündeme gelebilmektedir. Lazer tedavileri, skleroterapi ve
benzeri girişimsel yöntemler günümüzde sıkça tercih edilen tedavi seçenekleri
arasında yer almaktadır.
Atıf Sayısı :