Ön diz ağrısı, hem sporcularda hem de
sedanter bireylerde sık karşılaşılan kas-iskelet yakınmalarındandır ve
olguların önemli bir bölümü patellofemoral ağrı sendromu (PFAS) ile
ilişkilidir. Vücudun en büyük sesamoid kemiği olan patella, ekstansör mekanizmanın
moment kolunu uzatarak kuadriseps verimliliğini artırır; patella ile femoral
troklea arasındaki eklemleşme uyumu, diz fleksiyon ve ekstansiyonu boyunca
temas alanını ve yük dağılımını belirler. Bu uyumun bozulması eklem
kıkırdağında lezyon gelişimine ve ağrıya zemin hazırlar. Tanı, ayrıntılı
öykünün çömelme, merdiven inip çıkma ve uzun süreli oturma gibi provokatif
yüklenmelerle birlikte değerlendirilmesine dayanır; hastalar ICF temelli dört
alt gruba ayrılabilir: aşırı kullanım/aşırı yüklenme, kas performansı
eksikliği, hareket koordinasyonu eksikliği ve mobilite bozukluğu. Yönetimin merkezinde
egzersiz terapisi yer alır; kalça ve diz kaslarını birlikte kuvvetlendirmeyi hedefleyen
6-12 haftalık yapılandırılmış programlar yalnızca diz odaklı programlardan
üstündür. Ayak ortezleri, patellar bantlama, manuel terapi ile yürüyüş ve koşu
paterninin yeniden eğitimi klinik bulgulara göre seçilen destekleyici
seçeneklerdir; elektrofiziksel ajanların rutin kullanımı önerilmez. Tanıdan
ortalama dört yıl sonra hastaların %94'ünde ağrı yeniden semptom olarak bildirilmektedir.
Bu nedenle, hasta eğitimini ve izleme dayalı bireyselleştirilmiş uzun dönem rehabilitasyon
yönetimi olması gerektiği önerilmektedir.
Atıf Sayısı :