Akut Böbrek Hasarı (ABH) yenidoğan
popülasyonunda özellikle ileri prematüre bebeklerde mortalite ve morbiditeyi
artıran önemli bir klinik tablodur. Böbrek
fonksiyonlarında ani azalma, glomerüler filtrasyon hızında (GFH) düşüş ve
azotlu atıkların birikimi ile karakterizedir. Modern neonatal yoğun bakım
uygulamalarına rağmen insidansı %30’lara ulaşmaktadır. Böbrek gelişiminin
gebeliğin 36. haftasına kadar sürmesi nedeniyle preterm doğumlarda mevcut olan
fizyolojik immatürite böbrekleri hasara karşı savunmasız bırakmaktadır. Tanıda
serum kreatinin düzeylerindeki değişimler ve idrar çıkışına dayanan Modifiye
Neonatal Kidney Disease: Improving Global Outcomes (KDIGO) kriterleri
kullanılmaktadır. Ancak yenidoğan döneminde serum kreatinin değerlerinin maternal
geçişten etkilenmesi ve gestasyonel yaşa bağlı değişkenlik göstermesi dikkatli
klinik değerlendirme gerektirir. Olguların büyük kısmını (%85) prerenal
nedenler oluştururken sepsis, nefrotoksik ilaçlar ve asfiksiye bağlı intrinsik
nedenler ile postrenal obstrüksiyon da etyolojide yer alır. Tedavi yaklaşımı
altta yatan nedenin düzeltilmesi, sıvı-elektrolit dengesinin korunması ve
nefrotoksik ajanlardan kaçınılmasına dayanır. Tedaviye dirençli hiperkalemi,
ağır metabolik asidoz veya kontrolsüz sıvı yüklenmesinde renal replasman
tedavileri uygulanabilir. Akut böbrek hasarı geçiren yenidoğanlar uzun dönemde
kronik böbrek hastalığı açısından izlenmelidir.
Atıf Sayısı :