Oyun, okul öncesi dönemde çocukların yaşadıkları
dünyayı keşfetmelerine, deneyimlerini anlamlandırmalarına ve bilgiyi aktif
biçimde yapılandırmalarına olanak sağlayan bir öğrenme aracıdır. Oyun temelli
öğrenme ise çocukların aktif katılımına, keşfetmesine, problem çözmesine ve
yaşantıya dayalı öğrenmesine dayanan bir yaklaşımdır. Bu bölümde oyun ile öğrenme
arasındaki ilişki, erken çocukluk eğitimi bağlamında kuramsal ve uygulamalı
yönleriyle ele alınmıştır. Serbest oyun, yapılandırılmış oyun, dramatik oyun, fiziksel
hareket oyunları ve dijital oyunların öğrenme süreçlerine ve çocukların gelişim
alanlarına katkıları vurgulanmıştır. Ayrıca oyun temelli öğrenme materyalleri,
öğrenme merkezleri ve fiziksel çevrenin düzenlenmesinin oyun temelli öğrenme
üzerindeki rolüne değinilmiştir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve 2024 Okul
Öncesi Eğitim Programı kapsamında oyunun pedagojik işlevi değerlendirilmiş;
oyun temelli yaklaşımın ulusal programlardaki yeri açıklanmıştır. Bölümde
ayrıca oyun temelli dil ve erken okuryazarlık, matematik, fen, müzik-hareket,
sanat ve yaratıcılık deneyimlerinin çocukların bilişsel, dil, sosyal-duygusal,
fiziksel ve yaratıcı gelişimleri açısından sunduğu öğrenme fırsatları
incelenmiştir. Son olarak öğretmenin oyun sürecindeki rolü açıklanmıştır. Genel
olarak oyun temelli öğrenmenin çocukların motivasyonunu ve öğrenme sürecine
aktif katılımını destekleyen, gelişim alanlarını bütüncül biçimde güçlendiren
ve öğrenmeyi doğal deneyimlerle bütünleştiren etkili bir pedagojik yaklaşım
olduğu vurgulanmaktadır.
Atıf Sayısı :