Topikalizasyon Tekniği Ile Artırılmış Hasta Konforu: Uyanık Entübasyon Sürecinden Bir Olgu Sunumu
Anahtar Kelimeler
Epilepsi, dünya çapında milyonlarca
insanı etkileyen, beyindeki anormal elektriksel deşarjlar sonucu ortaya çıkan
ve tekrarlayıcı nöbetlerle seyreden kronik bir nörolojik hastalıktır. Dünya
genelinde yaklaşık 50 milyon kişiyi etkileyerek en sık görülen nörolojik
hastalıklardan biri haline gelmiştir (1). Epileptik nöbetler; bilinç kaybı,
motor semptomlar, duyusal bozukluklar veya otonomik belirtilerle kendini
gösterebilir. Uluslararası Epilepsi ile Savaş Birliği (ILAE), epilepsiyi en az
iki ayrı zamanda ortaya çıkan, nedeni bilinmeyen nöbetler olarak tanımlamaktadır
(2). Nöbetler, başlangıç paternine göre iki ana gruba ayrılır, fokal
başlangıçlı ve jeneralize nöbetler. Fokal nöbetler beynin belirli bir
bölgesinden kaynaklanır ve bilinç etkilenebilir veya korunabilir. Jeneralize
nöbetler ise her iki serebral hemisferde senkronize olarak başlar ve
tonik-klonik, absans ya da myoklonik alt tiplere ayrılır (3). Fotosensitif epilepsi, genellikle jeneralize
nöbetlerin bir alt türü olup, özellikle görsel uyaranlara karşı artmış
duyarlılıkla karakterizedir. Ergenlik çağında daha sık ortaya
çıkmakla beraber, genetik yatkınlık gösterir (4). Yanıp sönen ışıklar, güneş ışığı, video oyunları veya televizyon ekranları
gibi görsel uyaranlara maruz kalmak nöbetleri tetikleyen etkenlerdendir (5). Fotosensitif epilepsi, genel popülasyonda %2 ila %5
oranında görülmekle birlikte, bu oran özellikle genç kadınlar arasında daha
yüksektir (6). Hormonal dalgalanmalara duyarlılık nedeniyle menstrüel dönemler
ve gebelik gibi fizyolojik süreçler sırasında fotosensitivite artabilir (7). Bu
durum, gebelikte nöbet kontrolünü güçleştiren ek bir risk faktörü olarak
değerlendirilmelidir. Epilepsi hastalarının yaklaşık %0.3–0.5’i gebelik
dönemine denk gelir ve bu hasta grubu, gebelik süresince özel izlem gerektirir
(8). Her ne kadar hastaların büyük çoğunluğu komplikasyonsuz bir gebelik
geçirse de, antiepileptik ilaç kullanımı, nöbet kontrolü, teratojenite riski ve
obstetrik sonuçlar açısından dikkatli yönetim şarttır (9). Gebelik süresince
nöbet sıklığı olguların yaklaşık %50’sinde değişmezken, %25’inde artış ve
%25’inde azalma bildirilmiştir (10). Nöbetlerin gebelikte görülmesi; travma, fetal
hipoksi, düşük, erken doğum ve intrauterin büyüme geriliği gibi ciddi obstetrik
komplikasyonlara yol açabilir (11). Antiepileptik ilaçların bir kısmı gebelikte teratojenik etki
göstererek nöral tüp defekti gibi konjenital anomalilere neden olabilir. Bu
nedenle, gebelikte epilepsi tedavisinde lamotrijin ve levetirasetam gibi daha
düşük teratojenik riske sahip, güvenli profilli ilaçların tercih edilmesi
önerilmektedir (12). Epilepsili gebelerde sezaryen operasyonları hem
maternal hem de fetal güvenliğin sağlanabilmesi için multidisipliner bir
yaklaşım gerektirir. Fotosensitif epilepsi, görsel uyaranlara duyarlılıkla
karakterize bir nöbet tipi olduğundan, ameliyathane ortamındaki yoğun
ışıklandırma bu hastalarda epileptik nöbetleri tetikleyebilir (13,14). Bu
nedenle, görsel stimülasyonu azaltmaya yönelik çevresel düzenlemeler hayati
öneme sahiptir. Göz bandı veya opak gözlük kullanımı, ameliyathane ışıklarının
azaltılması, ışık kaynaklarının doğrudan göze temas ettirilmemesi ve monitör
parlaklıklarının düşürülmesi gibi önlemler nöbet profilaksisinde etkili
olabilir (15).
Atıf Sayısı :