Mitlerde Ötekileştirilen Kadınlar Ve Feminist Mit Eleştirisi
Anahtar Kelimeler
Bu bölüm, mitlerin kadın öznelliğini nasıl temsil ettiği ve
bu temsillerin ataerkil ideolojiyi nasıl yeniden ürettiği sorusunu feminist mit eleştirisi
perspektifinden incelemektedir. Mitler, kültürel belleğin kurucu anlatıları olarak toplumsal
değerleri, normları ve kimlik modellerini kuşaktan kuşağa aktarırken aynı zamanda belirli varoluş
biçimlerini meşrulaştıran ideolojik bir söylem üretir. Antik Yunan mitleri ve klasik anlatılar
incelendiğinde kadın figürlerinin çoğunlukla edilgen, tehlikeli, baştan çıkarıcı ya da kurban
konumlarında temsil edildiği görülmektedir. Bu temsil rejimi, kadın öznelliğini erkek
merkezli bir anlam düzeni içinde sabitleyerek kadınları sessizleştiren ve ötekileştiren
fallosentrik bir mitopoetik yapı oluşturur. Bu bağlamda Briseis, Medusa, Pandora ve Persephone gibi
figürler, kadınların hem sembolik hem de söylemsel düzeyde marjinalleştirildiğini gösteren
arketipler olarak ele alınmaktadır. Çalışma ayrıca ikinci dalga feminizm, yapısökümcü düşünce ve
Fransız post-yapısalcı feminist teorisyenlerin katkılarıyla gelişen feminist
revizyonist mit yaratımını tartışmaktadır. Bu yaklaşım, geleneksel mitleri yeniden yazarak
sessizleştirilmiş kadın figürlerini konuşan, eyleyen ve özneleşen karakterler hâline getirir. Böylece
mitler yalnızca tekrar edilen anlatılar olmaktan çıkar; kadın deneyimini görünür kılan, kültürel
belleği dönüştüren ve yeni özneleşme imkânları açan eleştirel bir anlatı alanına
dönüşür.
Atıf Sayısı :