Dental implantlar, diş eksikliklerinin rehabilitasyonunda yüksek başarı ve
sağkalım oranları sunan güvenilir tedavi seçenekleri arasında yer almaktadır.
Bununla birlikte, biyolojik, mekanik, cerrahi ve hasta kaynaklı çeşitli
faktörlere bağlı olarak implant başarısızlıkları ortaya çıkabilmekte ve bazı
durumlarda implantın cerrahi olarak çıkarılması gerekebilmektedir. İmplant
eksplantasyonunun en yaygın nedenleri arasında periimplantitis kaynaklı
ilerleyici kemik kaybı, implant kırıkları, hatalı implant konumlandırılması,
protetik komplikasyonlar ve estetik sorunlar yer almaktadır. Bu durumların
doğru şekilde değerlendirilmesi, uygun tedavi planlaması ve çevre dokuların
korunması açısından büyük önem taşımaktadır. İmplant çıkarımında temel hedef;
çevre alveolar kemik ve yumuşak dokuların mümkün olduğunca korunması,
postoperatif morbiditenin azaltılması ve ileride uygulanabilecek restoratif
tedaviler için uygun bir biyolojik zemin oluşturulmasıdır. Bu doğrultuda, ters
tork ve ters vida teknikleri gibi minimal invaziv yöntemler öncelikli olarak
tercih edilmekte; gerekli durumlarda piezocerrahi, trefan frez veya
konvansiyonel cerrahi yaklaşımlar uygulanabilmektedir. Eksplantasyon sonrasında
yeniden implant yerleştirilmesi veya alternatif rehabilitasyon seçenekleri,
defekt morfolojisi, kemik hacmi, estetik gereksinimler ve biyomekanik koşullar
dikkate alınarak bireysel olarak planlanmalıdır. Bu nedenle implant
eksplantasyonu, multidisipliner değerlendirme ve dikkatli cerrahi planlama
gerektiren önemli bir klinik süreçtir.
Atıf Sayısı :