Akut
gastroenterit, mide ve bağırsak mukozasının ani başlangıçlı inflamasyonu ile
karakterize, dünya genelinde yaygın görülen bir klinik tablodur. Karın ağrısı,
bulantı, kusma ve diyare ile seyreden bu durum, çoğunlukla enfeksiyöz ajanlara
bağlı olarak gelişir. Viral etkenler (özellikle rotavirüs ve norovirüs),
bakteriyel etkenler (Escherichia coli, Salmonella, Campylobacter, Shigella) ve
paraziter etkenler hastalığın başlıca nedenlerindendir. Hastalık
genellikle kendini sınırlayıcı olup 3–5 gün içinde düzelir; ancak ileri yaş
grupları, immün yetmezlikli hastalar ve malnütrisyon varlığında ciddi
dehidratasyon ve komplikasyon riski artar. Epidemiyolojik açıdan akut
gastroenterit, gelişmekte olan ülkelerde ciddi bir morbidite ve mortalite
kaynağıdır; gelişmiş ülkelerde ise daha çok hastane başvurusu ve sağlık hizmeti
kullanımına yol açan bir halk sağlığı sorunu olarak görülür. Tedavide
temel yaklaşım sıvı replasmanı ve elektrolit dengesinin sağlanmasıdır.
Semptomatik destek ve uygun diyet önerileri çoğu vakada yeterlidir. Antibiyotik
tedavisi, özellikle orta ve ağır şiddette bakteriyel gastroenterit, ateş, kanlı
ishal veya immün yetmezlik gibi yüksek riskli olgularda düşünülür. Koruyucu
önlemler arasında hijyen, güvenli su ve gıda tüketimi ile aşılar (örneğin
rotavirüs aşısı) yer alır. Akut
gastroenterit, klinik belirti ve semptomları değişmekle birlikte, erken tanı,
riskli grupların belirlenmesi ve uygun tedavi yaklaşımı ile ciddi
komplikasyonların önlenebileceği bir hastalıktır.
Atıf Sayısı :