Toplumsal Sessizlik Ve Politika Boşlukları Ekseninde Türkiye’de Cinsel Sağlık Ve Üreme Sağlığının Sosyal Sorun Olarak İnşasına Sosyal Hizmet Perspektifinden Bir Bakış
Anahtar Kelimeler
Bu bölüm, cinsel sağlık ve üreme
sağlığının sosyal bir probleme dönüşme durumunu Foucault’nun biyoiktidar
kavramı ve sosyal hizmet perspektifiyle ele almaktadır. Dünya ölçeğinde CİSÜ
politikalarının başlangıçta nüfus kontrolü ve neo-Malthusçu anlayışla
şekillendiği, ancak feminist mücadeleler ve insan hakları rejimlerinin
etkisiyle zamanla daha hak temelli bir çerçeveye evrildiği tartışılmaktadır.
Türkiye’de ise CİSÜ politikalarının Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, oradan da
günümüze uzanan süreçte nüfus politikalarıyla yakından ilişkili olduğu; erken
Cumhuriyet döneminde pronatalist, 1965 sonrasında anti-natalist, 2000’li
yıllardan itibaren ise yeniden pronatalist ve muhafazakâr bir çizgiye yöneldiği
gösterilmektedir. Özellikle kürtaj hizmetlerine erişimin fiilen
zorlaştırılması, aile planlaması hizmetlerinin zayıflatılması, AÇSAP’ların
ÇEKÜS’e dönüştürülmesi, cinsel sağlık eğitiminin kurumsallaşamaması ve
CYAE’lerdeki artış, CİSÜ alanının önemli bir sosyal soruna dönüştüğünü ortaya
koymaktadır. Bu çalışma kapsamında CİSÜ meselesi yalnızca tıbbi bir sosyal
sorun olmanın ötesinde; toplumsal cinsiyet, yoksulluk, ayrımcılık,
heteronormativite gibi yapısal eşitsizliklerle bağlantılı kompleks bir sorun
olarak ele alınması gerektiği vurgulanmaktadır.
Sonuç olarak çalışma, CİSÜ alanının sosyal hizmet için temel bir insan
hakları, sosyal adalet ve savunuculuk meselesi olduğunu ileri sürmektedir.
Atıf Sayısı :