Reaktif lenfoid hiperplazi
(RLH), lenf düğümlerinin benign ve reaktif büyümesi ile karakterize, sıklıkla
enfeksiyonlar başta olmak üzere çeşitli antijenik uyaranlara bağlı gelişen
non-neoplastik bir lenfoid proliferasyondur. Klinik olarak lenfadenopati
şeklinde ortaya çıkan bu durum, özellikle çocukluk çağında benign nedenlerle
ilişkiliyken ileri yaşlarda malignite olasılığı artış göstermektedir. RLH’nin
etiyolojisinde viral ve bakteriyel enfeksiyonlar, ilaçlar, çevresel toksinler
ve immünolojik uyarılar önemli rol oynamaktadır. Histopatolojik olarak
foliküler hiperplazi, diffüz parakortikal hiperplazi ve sinüs hiperplazisi
başlıca paternleri oluşturmaktadır. Reaktif foliküler hiperplazide genişlemiş
ve polarizasyonunu koruyan germinal merkezler izlenirken, diffüz parakortikal
hiperplazi çoğunlukla T hücre aracılı immün yanıtla ilişkilidir. Sinüs
hiperplazisi ise belirgin histiyositik proliferasyon ile karakterizedir.
İmmünohistokimyasal incelemelerde CD20, CD3, CD21 ve BCL2 gibi belirteçler
tanısal açıdan önem taşımaktadır. Özellikle germinal merkezlerde BCL2
negatifliği, RLH’nin foliküler lenfomadan ayrımında kritik bir bulgudur.
Bununla birlikte bazı olgularda yalnızca histopatolojik ve immünohistokimyasal
incelemeler yeterli olmayabilir; bu durumlarda moleküler yöntemler ve gen
yeniden düzenleme analizleri tanıya katkı sağlayabilmektedir.
Bu kitabın bölümleri bulunmamaktadır.
Atıf Sayısı :