Safra kesesi(SK) kanseri, tüm biliyer
sistemin en sık malignitesi olup 6. en sık görülen gastrointestinal sistem
malign tümörüdür, yaşlı kadınlarda 4 kat daha sık görülürler, risk faktörleri;
Uzun süreli kolesistolithiazis(en sık neden), kronik kolesistit, alkol
tüketimi, obezite, diabet, porselen kese, inflammatuar bağırsak hastalığı,
familial adenomatöz polipozis sendromu, primer sklerozan kolanjit, <1 cm.den
büyük sapsız soliter kese polipleri, pankreatikobilier ductus anomalileri,
kurşun-krom gibi karsinojenlere uzun süreli maruziyet vb. sayılabilir. Adenokarsinom, SK kanserinin en yaygın morfolojik alt tipidir, bunu
adenoskuamöz ve skuamöz hücre tipi (%10-15) takip eder, küçük hücreli karsinom,
nöroendokrin hücre tümörleri, karsinoid ve metastazlar nadir tiplerdir,
Melanomlar en sık metastaz yapan tümörlerdir. Görüntülemede;
Fokal intraluminal kitle-fokal ya da diffüz irregüler SK duvar kalınlaşması
hatta tüm keseyi kaplayan komşu karaciğer (KC) parankimine invazyon gösteren
büyük bir kitle halinde prezente olabilirler, cerrahi rezeksiyon tercih edilen
tedavi şekli olup, SK karsinomu daha yüksek oranda uzak metastatik hastalıkla
ilişkilidir ve kemoterapiden daha fazla fayda sağlayabilir, kemoterapi adjuvan
ortamda ve palyatif bakımda kullanılır, genel prognoz kötüdür ve 5 yıllık sağkalım
oranları <%20'dir. SK
kanseri erken evrede belirti vermemekte ancak hastalığın erken evrede
teşhisi çok önemli olup, safra yolu patolojilerinin görüntülemesinde eski
konvansiyonel oral kolesistografi, perkütan transhepatik kolanjiografi (PTK)
gibi yöntemler kullanılırken, son 20-25 senedir SK kanserinin
tanısında Ultrasonografi (USG), Bilgisayarlı Tomografi (BT), Manyetik rezonans
Görüntüleme (MRG) ve MRG Kolanjiopankreatografi (MRKP) gibi invaziv olmayan
görüntüleme yöntemleri tanı,tedavi ve takip süreçlerinde önemli rol
oynamaktadırlar.
Atıf Sayısı :