Retinopati’nin Kardiyak Hastalıkları Tanımada Önemi
Anahtar Kelimeler
Hipertansif retinopati, sistemik hipertansiyonun retinal
mikrovasküler yataktaki yansıması olup kardiyovasküler hedef organ hasarının
önemli bir göstergesi olabilir. Bu olgu sunumunda, baş ağrısı nedeniyle acil
servise başvuran ve kan basıncı 160/90 mmHg olarak ölçülen 55 yaşındaki erkek
hasta sunulmaktadır. Kardiyoloji polikliniğinde yapılan değerlendirmede direkt
oftalmoskopi ile retinal arterioler daralma ve arteriyovenöz çaprazlaşma
bulguları saptanarak grade 2 hipertansif retinopati tanısı konuldu. Laboratuvar
değerleri genel olarak normal sınırlardaydı. Elektrokardiyografide Sokolow-Lyon
ve Cornell voltaj kriterlerine göre sol ventrikül hipertrofisi bulguları
mevcuttu. Transtorasik ekokardiyografide sol ventrikül duvar kalınlıkları
artmış, sol ventrikül kitle indeksi 168 g/m² olarak hesaplanmıştı. İzlemde
atipik göğüs ağrısı tariflemesi üzerine yapılan koroner BT anjiyografide left
anterior descending (LAD) orta segmentte yaklaşık %70 darlık ve diğer koroner
segmentlerde aterosklerotik plaklar ile kalsifikasyonlar saptandı. Hasta
invaziv koroner anjiyografiye yönlendirildi ve sorumlu lezyona perkütan koroner
girişim ile ilaç salınımlı stent implantasyonu uygulandı. Bu olgu, grade 2
hipertansif retinopatinin yalnızca oftalmolojik bir bulgu olmadığını; sol
ventrikül hipertrofisi ve koroner arter hastalığı gibi kardiyovasküler hedef
organ hasarlarıyla birlikte bulunabileceğini göstermektedir. Direkt
oftalmoskopi, hipertansif hastalarda ucuz, kolay uygulanabilir ve
kardiyovasküler risk değerlendirmesine katkı sağlayabilecek değerli bir
tamamlayıcı yöntem olarak kardiyoloji pratiğinde daha fazla dikkate
alınmalıdır.
Atıf Sayısı :