Bu bölümde oyun ve dramanın eğitim süreçlerindeki kavramsal
çerçevesi, gelişimsel işlevleri ve tarihsel süreçteki kuramsal temelleri
detaylı bir şekilde incelenmektedir. Geleneksel yaklaşımların aksine çağdaş
eğitim anlayışı öğrenciyi merkeze alarak onu aktif bir özne kılan yöntemleri
savunur. Bu bağlamda eğitsel oyun ve yaratıcı drama, çocukların bilişsel,
duyuşsal ve psikomotor gelişimlerini aynı anda destekleyen bütüncül öğrenme
araçları olarak karşımıza çıkmaktadır. Oyunlar, çocukların problem çözme, empati
kurma ve iletişim becerilerini güçlendirirken, drama doğaçlama ve rol oynama
teknikleri üzerinden öğrencilere gerçek hayatın provasını yapma imkânı sunar.
Piaget ve Vygotsky’nin kuramlarına dayanan bu yöntemler bilginin sosyal
etkileşim yoluyla yapılandırmacı bir bağlamda inşa edilmesini sağlar. Eğitsel
oyunlar önceden belirlenmiş kurallar ve rekabet çerçevesinde şekillenirken,
yaratıcı drama süreci katılımcıların deneyimlerini anlamlandırdıkları oldukça
esnek bir yapıdadır. Süreçlerin sınıf içinde başarılı olması öğretmenin
otoriter bir rolden sıyrılarak esnek bir rehber konumunda olmasına bağlıdır.
Günümüzde bu yenilikçi yaklaşımlar dijital oyun tabanlı öğrenme ve yapay zekâ
destekli senaryo üretimi gibi teknolojik araçlarla zenginleşerek çok daha kapsayıcı
bir yapıya dönüşmüştür. Sonuç olarak; zaman kısıtlılığı, müfredat yoğunluğu ve
öğretmenlerin öz yeterlilik problemleri gibi çeşitli uygulama zorluklarına
rağmen oyun ve drama; öğrencilerin eleştirel düşünmesini, akademik başarısını
ve sosyal becerilerini artıran temel öğretim yöntemleridir.
Bu kitabın bölümleri bulunmamaktadır.
Atıf Sayısı :