Bilimsel Bilginin Üretiminden Sınıf İçi Inşasına: Fen Eğitiminde Epistemolojik Bir Köprü Olarak Modelleme
Anahtar Kelimeler
Bu kitap bölümü, bilimsel bilginin durağan bir gerçekler
yığını değil, dinamik bir modelleme süreci olduğunu atom modellerinin tarihsel
gelişimi üzerinden incelemektedir. Çalışma, bilimsel bilginin sunumunda sıkça
düşünülen “sonuçların retoriği” durumu ve modelleri geçekliğin kendisi sanan
“naif gerçekçilik” yaklaşımı ile başlar. Platon’un mağara alegorisi temelinde,
doğrudan gözlemlenemeyen atomik dünyanın nasıl bir çıkarım süreciyle
kurgulandığı tartışılmaktadır. Bölümde, aynı fenomen için neden birden fazla
modelin var olduğu sorusu, anomaliler, verilerin yorumlanması ve paradigma
değişimleri bağlamında yanıtlanmaktadır. Modelleme süreci, bireysel zihinsel modellerin, dış dünyaya
aktarılan ifade edilmiş modellere, ardından bilimsel topuluğun onayından geçen
uzalaşı modellerine ve nihayetinde müfredatlara giren tarihsel modellere
dönüşümü üzerinden epistemolojik bir süzgeçten geçirilmektedir. Demokritos’un
felsefi kurgusundan kuantum mekaniğine uzanan süreçte, Dalton, Thomson ve
Rudherford gibi bilim insanlarının karşılaştığı her anomalinin modelleri nasıl
revize ettiği ve bir modelin nasıl bilimsel statü kazandığı detaylandırılmaktadır.
Sonuç olarak bu bölüm, fen eğitiminde modellemeyi sadece bir öğretim yöntemi
değil, öğrencinin bilimsel bilginin inşasını bizzat deneyimlemesini sağlayan
epistemolojik bir köprü olarak konumlandırmaktadır.
Bu kitabın bölümleri bulunmamaktadır.
Atıf Sayısı :