Biyogüvenlik, Kontrol Ve Mücadele Stratejileri Ve Aşılar
Anahtar Kelimeler
Tek tırnaklı
hayvanlarda viral enfeksiyonların yönetimi; biyogüvenlik, erken tanı,
karantina, sürveyans ve aşılama uygulamalarını kapsayan entegre ve dinamik bir
yaklaşım gerektirir. Bu süreçte biyogüvenlik stratejileri, patojenlerin
işletmeye girişini önlemeyi amaçlayan ‘biyodışlama’ ile enfeksiyonun işletme
içinde yayılımını sınırlandıran ‘biyosınırlama’ uygulamalarına dayanır.
Enfeksiyon zincirinin kırılmasında PCR gibi moleküler tanı yöntemleriyle
desteklenen erken teşhis ve etkin sürveyans sistemleri kritik öneme sahiptir.
Özellikle at endüstrisinde yoğun hayvan hareketleri, latent enfeksiyonların
varlığı ve Batı Nil virusu (WNV) ile Afrika at vebası (AHS) gibi vektör
kaynaklı hastalıklar, kontrol programlarını daha karmaşık hale getirmektedir.
Bu nedenle çevresel yönetim uygulamaları ve etkili vektör kontrol stratejileri
hastalık yönetiminin temel bileşenleri arasında yer alır. Aşılama ise
enfeksiyonların görülme sıklığını ve klinik şiddetini azaltmada önemli rol
oynasa da tek başına yeterli değildir; biyogüvenlik ve sürveyans önlemleriyle
birlikte planlanan bir ‘son savunma hattı’ olarak değerlendirilmelidir. Ayrıca
zoonotik potansiyele sahip enfeksiyonların kontrolünde, insan, hayvan ve çevre
sağlığını birlikte ele alan ‘Tek Sağlık-One Health’ yaklaşımı kapsamında
disiplinlerarası iş birliği büyük önem taşımaktadır. Türkiye’de tek tırnaklı
hayvanlarda viral hastalıkların kontrolü, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından
yayımlanan mevzuat ve genelgeler doğrultusunda yürütülmekte; Afrika at vebası
gibi ihbarı mecburi hastalıklar düzenli olarak izlenirken, özellikle kayıtlı at
popülasyonlarında equine influenza ve equine herpesvirus enfeksiyonlarına karşı
rutin aşılama programları uygulanmaktadır.
Bu kitabın bölümleri bulunmamaktadır.
Atıf Sayısı :