Pulmoner
hipertansiyon, ilerleyici pulmoner vasküler direnç artışı, sağ ventrikül
yüklenmesi ve ileri evrede sağ kalp yetmezliği ile karakterize kompleks bir
kardiyopulmoner hastalık grubudur. Hedefe yönelik medikal tedaviler pulmoner
arteriyel hipertansiyon hastalarında sağkalımı belirgin olarak iyileştirmiş
olsa da, optimal kombine tedaviye rağmen yüksek riskli seyreden hastalarda
transplantasyon halen en önemli ileri tedavi seçeneğidir (1). Güncel yaklaşımda
transplantasyon değerlendirmesi terminal döneme bırakılmamalı; orta-yüksek veya
yüksek risk profili, ilerleyici sağ ventrikül yetmezliği, tekrarlayan hastane
yatışı, kötüleşen fonksiyonel kapasite ve parenteral prostasiklin gereksinimi
olan hastalar erken dönemde transplantasyon merkezine yönlendirilmelidir (1,2).
Pulmoner arteriyel hipertansiyonda günümüzde standart cerrahi yaklaşım
çoğunlukla bilateral akciğer transplantasyonudur; çünkü pulmoner vasküler
direncin ortadan kalkması sonrasında sağ ventrikül fonksiyonlarında belirgin
geri dönüşüm sağlanabilir (3,4). Kalp-akciğer transplantasyonu ise kompleks
konjenital kalp hastalığı, Eisenmenger sendromu veya geri dönüşümsüz
ventriküler disfonksiyon varlığında seçilmiş hastalar için önemini korumaktadır
(2,5). Transplantasyona kadar geçen süreçte intravenöz prostanoidler, atriyal
septostomi ve özellikle ekstrakorporeal membran oksijenasyonu uygun hastalarda
köprü tedavi olarak kullanılabilir (6,7). Bu bölümde pulmoner hipertansiyonda
akciğer transplantasyonu, kalp-akciğer transplantasyonu ve köprü tedaviler
göğüs cerrahisi perspektifiyle ele alınmıştır.
Bu kitabın bölümleri bulunmamaktadır.
Atıf Sayısı :