Disfaji, yutma eyleminin başlatılması veya gıda, sıvı ya da sekresyonların ağızdan mideye güvenli ve etkili şekilde iletilmesinde güçlük olarak tanımlanır; odinofaji ise yutma sırasında ağrı hissedilmesidir. Her iki semptom da basit, geçici ve benign nedenlerden; özofagus malignitesi, peptik striktür, eozinofilik özofajit, enfeksiyöz özofajit, motilite bozuklukları ve nörolojik hastalıklara kadar geniş bir klinik spektrumun göstergesi olabilir. Bu nedenle disfaji ve odinofaji, özellikle erişkin hastalarda dikkatle değerlendirilmesi gereken alarm semptomları arasında yer alır. Klinik yaklaşımın temel amacı, öncelikle orofaringeal disfaji ile özofageal disfajiyi ayırt etmek, ardından mekanik obstrüksiyon, mukozal hastalık ve motilite bozukluğu olasılıklarını sistematik biçimde değerlendirmektir. Kilo kaybı, gastrointestinal kanama, ilerleyici disfaji, tekrarlayan aspirasyon, açıklanamayan anemi, persistan kusma, ileri yaşta yeni başlayan semptomlar ve odinofajinin eşlik etmesi ileri inceleme gerektiren alarm bulgularıdır. Bu olgularda üst gastrointestinal endoskopi çoğu zaman ilk basamak tanısal yöntemdir; gerekli durumlarda baryumlu özofagus grafisi, yüksek çözünürlüklü manometri ve pH/empedans incelemeleri tanısal süreci tamamlar. Hasta bilgilendirmesinde verilmesi gereken temel mesaj, yutma güçlüğünün “normal” kabul edilmemesi ve özellikle ilerleyici, ağrılı ya da kilo kaybı ile birlikte olduğunda gecikmeden değerlendirilmesi gerektiğidir. Bu bölümün amacı, disfaji ve odinofajisi olan hastalarda klinisyenlere kanıta dayalı, pratik, hasta güvenliğini önceleyen ve etkili iletişimi içeren bütüncül bir yaklaşım sunmaktır.
Bu kitabın bölümleri bulunmamaktadır.
Atıf Sayısı :