Yenidoğan Resüsitasyonu Ve Doğum Odası Stabilizasyonu
Anahtar Kelimeler
Fetal yaşamdan postnatal döneme geçiş, dramatik fizyolojik
değişimleri beraberinde getirir. Yenidoğanların %10’u doğumda yardıma, %1’i ise
ileri resüsitasyona ihtiyaç duyar. Bu sürecin başarısı; antenatal risk tayini,
etkin ekip iletişimi ve güncel kanıta dayalı kılavuzların uygulanmasına
bağlıdır. Doğum öncesi “Dört Temel Soru” yanıtlanmalı ve ekip ekipmanla hazır
bulunmalıdır. Oda ısısı 23-25°C tutulmalı, ısı kaybı titizlikle önlenmelidir.
Resüsitasyon gerekmeyen bebeklerde, nörogelişimsel fayda ve demir depoları için
kordon klemplenmesi en az 60 saniye geciktirilmelidir. Kurulama, havayolu
pozisyonu ve taktil uyarı ilk stabilizasyon adımlarıdır. Solunum çabası
yetersiz veya kalp hızı (KH) <100 atım/dk olan bebeklerde “Altın Dakika”
içinde Pozitif Basınçlı Ventilasyon (PBV) başlatılmalıdır. Ventilasyon
başarısızsa MR. SOPA manevraları uygulanır. Etkin PBV’ye rağmen KH <60
atım/dk ise 3:1 oranında göğüs kompresyonuna geçilir. İleri aşamalarda
adrenalin ve gerekirse hacim genişleticiler uygulanır. 32 haftadan küçük
pretermlerde hipotermi için plastik torba, solunum için erken CPAP kullanımı
esastır. Etkin resüsitasyona rağmen 20. dakikada yaşam belirtisi alınamayan
olgularda müdahale sonlandırılabilir. Stabilizasyon sonrası bebekler; hipoksik
iskemik ensefalopati, hipoglisemi ve organ disfonksiyonları açısından yoğun
bakım koşullarında izlenmelidir. Doğum odasındaki doğru yaklaşım, mortalite ve
uzun dönemli morbiditeyi azaltan en kritik faktördür.
Atıf Sayısı :