Yenidoğan sepsisi, yaşamın ilk ayında ortaya çıkan ve
sistemik enfeksiyon bulguları ile seyreden önemli bir klinik tablodur. Tanı ve
tedavideki gelişmelere rağmen özellikle prematüre ve düşük doğum ağırlıklı
bebeklerde önemli bir morbidite ve mortalite nedeni olmaya devam etmektedir.
Klinik bulguların özgül olmaması ve birçok enfeksiyon dışı durumla benzerlik
göstermesi nedeniyle tanı koymak güçtür ve bu nedenle erken tanı ile hızlı
tedavi büyük önem taşımaktadır. Yenidoğan sepsisi klinik olarak kanıtlanmış,
klinik ve şüpheli sepsis olarak sınıflandırılmakta; başlangıç zamanına göre ise
erken başlangıçlı, geç başlangıçlı ve çok geç başlangıçlı sepsis olarak üç
gruba ayrılmaktadır. Tanıda kan kültürü altın standart yöntem olmakla birlikte,
duyarlılığının sınırlı olması nedeniyle hematolojik parametreler ve C-reaktif
protein, prokalsitonin gibi inflamatuvar biyobelirteçler destekleyici olarak
kullanılmaktadır. Son yıllarda presepsin, fibrinojen/albümin oranı ve
metabolomik analizler gibi yeni tanısal yaklaşımlar da araştırılmaktadır.
Tedavide kültür örnekleri alındıktan sonra ampirik antibiyotik başlanmalı ve
tedavi süresi klinik ve laboratuvar bulgularına göre düzenlenmelidir. Yenidoğan
yoğun bakım ünitelerinde enfeksiyon kontrol önlemleri, akılcı antibiyotik
kullanımı ve riskli bebeklerde uygun profilaksi uygulamaları sepsise bağlı
morbidite ve mortalitenin azaltılmasında önemli rol oynamaktadır.
Bu kitabın bölümleri bulunmamaktadır.
Atıf Sayısı :