Bu araştırmada, sanatçı
İlyas Sevindik ’in 1990’lı yıllardan günümüze kadar gelişen kendine özgü sanat
bakışı; yerel olma, kültürel mirasın korunması ve tasavvuf düşüncesinin
getirdiği anlam biçimi, sanatçının eserleri üzerinden incelenmiştir. Araştırmada nitel
araştırma yöntemleri benimsenerek sanatçının eserlerindeki renk, kompozisyon ve
figüratif değişimler betimsel analiz yoluyla çözümlenmiştir. Araştırmanın
özgünlüğünü artırmak adına, sanatçının kendisiyle yapılan mülakatlar sayesinde
birinci ağızdan elden verilerin yanı sıra basılı kaynaklar, dijital veriler,
broşür sürece dahil edilerek sanatçının teknik, malzeme ve biçimsel gelişimi
kronolojik olarak belgelenmiştir. Sanatçı kariyerinin ilk
yıllarında somut dünyayı içeren realist bir düşünce yapısını benimserken,
ilerleyen zaman içerisinde bu sanatsal anlayışını değiştirerek bunu daha soyut
bir çizgiye taşımıştır. Bu değişimin bir parçası olarak Anadolu Selçuklu ile Osmanlı
dönemlerine ait mimari formalarını oluşturan temel öğeleri, geleneksel Türk
minyatür sanatının barındırdığı zengin görsel değerleri ve Mevlevilik mistik
biçimini çağdaş plastik sanatın modern diliyle harmanlayarak yeniden tuvaline
aktarmıştır. Sanatçının özellikle
“Sarıkamış” teması etrafında şekillenen tarihi nitelikteki eserlerinde, ulusal
bilincin ve geçmişteki o an yaşanan tarihsel trajedinin yansımalarının açıkça
görüldüğü gözlemlenmektedir. Ressam, bu çalışmalarında dondurucu kış mevsiminin
hakim olduğu amansız doğa şartlarıyla ortaya çıkan bir insanın duramayacağı
kadar dayanılmaz soğuk havayı ustalıkla yorumlarken, bu doğa tasvirinin amansız
yüzünü o dönemde cephede bizzat tecrübe edilen acı dolu tarihi gerçeklikle
bütünleştirmiştir; böylece son derece sarsıcı, etkileyici dramatik bir atmosfer
ile başarılı bir şekilde tuvale aktararak ele almıştır. Sevindik kendine has
lekeci üslubuyla biçimlenen bu modern anlatım modelini estetik bir duyarlılıkla
ustaca birleştirerek geçmişten gelen geleneksel kodları çağdaş sanatın dinamik
unsurlarıyla uyumlu bir biçimde sentezlemeyi başarmıştır. Sonuç olarak geçmişten
gelen tarihsel bir süzgeçten geçerek bugüne ulaşan kültürel ve yerel mirası
kendine özgün bir dille aktararak günümüz değerlerine yorumlayan sanatçı, bu
değerleri çağdaş bir sanat anlayışı ile ontolojik felsefeyle bütünleştirerek sosyal
hafıza kaydı oluşturmayı amaçlamıştır. Diğer bir taraftan izleyiciye zengin bir
görsel keşif alanı sunmasının yanı sıra onları düşünsel planda derinlemesine
bir sorgulama sürecine dahil ederek kalıcı bir iz bırakmaktadır.
Atıf Sayısı :