Ehrlichiosis, başta köpekler olmak üzere çeşitli hayvan
türlerini etkileyen, vektör kaynaklı ve zoonotik potansiyele sahip bir
riketsiyal enfeksiyondur. Son yıllarda yapılan çalışmalar, Ehrlichia canis (E. canis)
enfeksiyonunun kedilerde de sanılandan daha yaygın olabileceğini ve kedilerin
bu etken açısından potansiyel konak rolü üstlenebileceğini ortaya koymuştur.
Farklı ülkelerde bildirilen seroepidemiyolojik ve moleküler veriler, kedilerde E. canis maruziyetinin küresel ölçekte
dikkate alınması gereken bir durum olduğunu göstermektedir. Kedilerde
ehrlichiosis genellikle nonspesifik klinik bulgularla seyretmekte; ateş,
letarji, anoreksi, kilo kaybı ve abdominal ya da lumbal bölge ağrısı en sık
bildirilen belirtiler arasında yer almaktadır. Bu durum, hastalığın klinik
tanısını güçleştirmekte ve ayırıcı tanının önemini artırmaktadır. Tanıda
mikroskobik ve serolojik yöntemler destekleyici nitelikte olmakla birlikte,
aktif enfeksiyonun doğrulanmasında yüksek duyarlılık ve özgüllük sağlaması
nedeniyle moleküler yöntemler, özellikle polimeraz zincir reaksiyonu (PCR), ön
plana çıkmaktadır. Kedilerde ehrlichiosis tedavisine yönelik kontrollü klinik
çalışmalar sınırlı olup mevcut öneriler büyük ölçüde köpeklerde uygulanan
tedavi protokollerinin uyarlanmasına dayanmaktadır. Bu kapsamda doksisiklin,
kedilerde E. canis enfeksiyonunun
tedavisinde birinci basamak antimikrobiyal ajan olarak kabul edilmektedir.
Alternatif tedavi seçenekleri üzerine veriler sınırlı olmakla birlikte, mevcut
bulguların kedilere özgü çalışmalarla desteklenmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu
bölümde, kedilerde ehrlichiosis’in epidemiyolojisi, klinik özellikleri, tanısal
yaklaşımları ve tedavi seçenekleri güncel literatür ışığında özetlenmiştir.
Atıf Sayısı :