Periferik sinir
bloklarında adjuvanlar, tek enjeksiyon tekniklerinin analjezi süresini uzatmak,
postoperatif opioid ihtiyacını azaltmak ve multimodal analjezi hedeflerini
güçlendirmek amacıyla yoğun biçimde araştırılmıştır. Ultrason rehberliğinin
yaygınlaşmasıyla periferik bloklarda kullanılan lokal anesteziklerin hacim ve
konsantrasyonları azalmış; ancak süre sınırlılığını aşmak için farmakolojik
adjuvan kullanımı önem kazanmıştır. Deksametazon, deksmedetomidin ve klonidin
en güçlü kanıta sahip ajanlar olup etki mekanizmaları, uygulama yolları ile doz
aralıkları bakımından farklı profiller sergilerler. Adrenalin vazokonstriktör
etkisiyle lokal anesteziğin etkinliğini destekleyebilir. Ketamin ve magnezyum
gibi NMDA reseptörü üzerinden etki gösteren ajanların perinöral kullanımı
sınırlıdır ve güvenlik açısından temkinli yaklaşım gerektirir. Periferik
bloklarda kullanılan adjuvanlar perinöral ya da intravenöz olarak uygulanmakta
olup hangi stratejinin üstün olduğu tartışmalıdır. Adjuvan kullanımı açısından üst
ekstremite, alt ekstremite ve gövde blokları ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Her blok tipi için adjuvan seçimi ve beklenen kazanım farklılık gösterir ve bu
farklılıklar klinik kararı doğrudan etkiler. Güvenlik açısından nörotoksisite
riski ve sistemik yan etkiler göz önünde bulundurularak düşük doz stratejileri,
intranöral enjeksiyondan kaçınma gibi ilkeler önerilmektedir. Cerrahi tipi,
beklenen ağrı şiddeti ve süresi, beklenen fonksiyonel iyileşme süresi, hasta
özellikleri gibi birçok değişken; adjuvan kullanma kararı ve ajan seçiminde
belirleyici rol oynar. Bu nedenle periferik bloklarda adjuvan kullanımında
rutin uygulamalar yerine hasta özelinde bireyselleştirilmiş uygulamalar
önerilmektedir.
Atıf Sayısı :