Gebelik; endokrin,
immünolojik, metabolik ve vasküler sistemlerde belirgin değişikliklerin
yaşandığı dinamik bir fizyolojik süreç olup gebelerin %90'ından fazlasında
gebelik boyunca en az bir dermatolojik değişiklik gelişmektedir. Bu
dermatolojik değişiklikler fizyolojik olabileceği gibi maternal semptomların
ötesinde fetal prognozu da etkileyebilen gebeliğe özgü dermatozlar ile
kendisini gösterebilir. Gebeliğe özgü dermatozlar gebelerde yaklaşık %5–10
oranında izlenmekte ve çoğunlukla benign seyirli olup doğum sonrası spontan
gerileme eğilimindedir. Buna rağmen gebeliğe özgü dermatozlar yaşam kalitesini
genellikle olumsuz etkilemekte ve bazı alt tipleri fetal prognoz açısından
belirgin risk taşımaktadır. Bu bölümde
gebeliğe özgü dermatozlar yaygın kabul gören Ambros-Rudolph sınıflamasına göre
dört ana antite altında incelenmektedir: en sık görülen ve genellikle ilk iki
trimesterde başlayan gebeliğin atopik erüpsiyonu; çoğunlukla üçüncü trimesterde
abdominal strialar üzerinden başlayan gebeliğin polimorfik erüpsiyonu;
prematürite, gestasyonel yaşa göre küçük bebek doğumu ve neonatal pemfigoid
riski taşıyan nadir bir otoimmün büllöz hastalık olan pemfigoid gestasyones;
maternal seyri genellikle benign olmakla birlikte ciddi fetal komplikasyonlara
yol açabilen, kaşıntı ve serum safra asidi yüksekliği ile karakterize gebeliğin
intrahepatik kolestazı. Her bir dermatoz; tanım, epidemiyoloji, etiyopatogenez,
klinik özellikler, tanı, ayırıcı tanı ve güncel tedavi yaklaşımları başlıkları
altında ele alınarak güncel bir klinik bakış açısı sunulmuştur.
Atıf Sayısı :